Dünya Vatandaşı Olmak İçin Uluslararası Eğitim

7 Kasım 2016

Sınırların önemini kaybettiği, bilginin ilk elden en hızlı şekilde ve dünyanın her yanına aynı anda ulaştığı günümüzde ülkelerarası iletişim en yoğun dönemini yaşıyor.

Küreselleşme süreciyle birlikte, ülkeler arasındaki ilişki ve etkileşim arttı. Buna paralel olarak bilgi, teknoloji, insan, öğrenci, öğretim üyesi akışı ve değişimi de aynı doğrultuda ivme kazandı. Bunun sonucu olarak kültürel etkileşim, çok kültürlü eğitim, eğitimin evrensel işlevleri, uluslararası işbirliği, rekabet gibi konular gündeme gelmeye başladı. Her geçen gün ulusal sınırların öneminin azaldığı bir dünyada üniversitelerin geleceğe dönük hedeflerini uluslararası boyutta düşünmeleri ve bu yönde yeni hedefler belirlemeleri artık hayati önemde.

Uluslararası eğitim sektörünün baş aktörleri yükseköğretim kurumları

Yükseköğretim kurumları ve özellikle de üniversiteler tarih boyunca bilginin üretildiği, yorumlandığı, zenginleştirildiği, eleştirildiği ve aktarıldığı kurumlar olmuştur. Toplumun ihtiyacı olan insan gücünün yetiştirilmesinin yanı sıra yeni kuşakların yeteneklerini geliştirme, kültürel ve bilimsel yeterliliklerini arttırma, eleştirel düşünce kapasitelerini geliştirme gibi sorumluluklar bu kurumların bu kurumların temel görevi olarak görülmüştür. Bilgi üretme ve aktarma, yenilikçi ve eleştirel bakış açısını yayma ve kaliteli insan gücü yetiştirme gibi özellikleriyle yükseköğretim kurumları, toplumun geleceğini derinden etkileme potansiyeline sahip aktörlerdir. Bundan dolayı, yükseköğretim kurumları, modern zamanlarda toplumsal ve politik açıdan oldukça etkin olmuşlardır. Bilgi üreten ve her zaman gerçeğin peşinde olan üniversiteler, ifade özgürlüğünü savunma ve insanlığın durumunu iyileştirme gibi etik değerlere de sahip çıkmışlardır.

Küresel Köy Dünya’da Uluslararası Eğitim

Uluslararası eğitimi özetle tanımlarsak bir öğrencinin eğitimine vatandaşı olduğu ülkenin dışında bir ülkede devam etmesi diyebiliriz. Bu tanıma, öğrencilerin katılım durumuna göre iki anlam yüklenebilir: Birincisi, ülkeler arası öğrenci değişim programları göz önünde bulundurularak oluşturulan daha dar kapsamlı bir anlamdır. İkinci ve daha geniş anlamıysa şöyle özetlenebilir: Öğrencilerin, artık ülkelerin birbirine daha çok bağlı olduğu (mecazi olarak ‘küresel bir köy’ haline geldiği) dünyada, kendi istekleriyle çeşitli ülkelerde aktif bir şekilde eğitime katılım sağlamaları uluslararası eğitimin tanımı oluşturur.

Nitelikli iş gücü için yükseköğretim

Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle, hükümetler ve kişiler, öğrencilerin ufuklarını genişletmelerini sağlamak ve yaşadığımız dünyanın ortak dilini, kültürünü ve iş yapma metotlarını daha iyi anlayıp öğrenmelerini sağlamak için yükseköğrenime verdikleri önemi arttırmışlardır. Yükseköğrenime verilen önemin artması, yüksek nitelikli iş gücüne olan ihtiyacın bir sonucudur. Küresel ekonomiye entegre olmak isteyen ülkeler küresel vizyona sahip iş gücüne ihtiyaç duyarlar. Bunun için de “dünya vatandaşı” olarak adlandırabileceğimiz kişilerin yetiştirilmesi gerekir. Burada uluslararası eğitim devreye girmektedir. “Dünya vatandaşı” olabilmenin temel taşlarından biri; sağladığı imkânlar, kazandırdığı değerler, yaşattığı deneyimler ve bunlar gibi birçok kazanımdan uluslararası eğitim yolu ile istifade etmektir. Uluslararası eğitime duyulan bu ihtiyaç uluslararası öğrenci sayılarının çok hızlı ve büyük oranlarda artmasını sağlamıştır. Uluslararası eğitimin en bilinen şekli, bir öğrencinin yükseköğrenim için yabancı bir ülkedeki yükseköğretim kurumuna giderek eğitimine o ülkede devam etmesidir. Yükseköğretim; üniversitelerde, akademilerde, kolejlerde, teknoloji enstitülerinde, meslek okullarında ve uzaktan eğitim kurumlarında gerçekleşen eğitim safhasıdır. Ortaöğretimden sonraki tüm eğitim aşamaları yükseköğretime dâhil edilir. Yükseköğretim kurumları ise ortaöğretimden sonraki yani üçüncül eğitim de denen yükseköğretimin yapıldığı yukarıda bahsettiğimiz kurumlardır. Yükseköğretim kurumlarının en yaygın olanı üniversitelerdir.

Uluslararası öğrenci tanımı değişkendir

En genel tanımıyla uluslararası öğrenci, yükseköğreniminin tamamını veya bir kısmını vatandaşı olduğu ülkenin dışında başka bir ülkede sürdüren öğrencidir. Ancak uluslararası öğrenci olabilmek için sadece bu tanıma uymak yeterli değil. Uluslararası öğrenci, vatandaşı olmadığı bir ülkeye gittiği için, yerine getirmesi gereken farklı yükümlülükler de var. Bu sebepten dolayı uluslararası öğrenci tanımı ülkeden ülkeye farklılıklar gösterir. Her ülke kendi kanunlarını, politikalarını, eğitim sistemlerini, kültürlerini göz önünde bulundurarak bu kavrama farklı tanımlar getirmiştir.

Hızla büyüyen bir sektör: Uluslararası eğitim

Üniversitelerin geçmişte karşı karşıya olduğu koşullar değiştiği için, üniversiteler de değişmektedirler. Sözgelimi, değişen paradigma nedeniyle ulus-devlet yapılanması, küreselleşme ve uluslararasılaşmayla gittikçe zayıflamaktadır. Dolayısıyla üniversiteler giderek daha fazla küresel roller üstlenmektedirler. Üniversitelerin küresel roller üstlenmesi, özellikle son 10 yıl içerisinde uluslararası eğitimin hızlı bir şekilde gelişmesini ve uluslararası eğitim sektörünün hatırı sayılır şekilde büyümesini sağlamıştır. Dünyada uluslararası eğitimi ve uluslararası eğitim sektörünü etkileyen başlıca dinamikler ve eğilimler şunlardır: Küreselleşme ve İngilizce’nin “küresel dil” özelliği kazanması, bilgi toplumu, artan rekabet, yeni teknolojiler, mesleki eğitimin önemi ve yükseköğretime talebin sürekli artma eğiliminde olması.

Modern toplum ve ekonomi eğitimli insana ihtiyaç duyar

Ekonomide, siyasal kurumlarda, sosyo-kültürel değerlerde, bilim ve teknoloji alanında ve daha pek çok alanda dinamik değişimlere tanık oluyoruz. Tüm bu değişimler, yükseköğretim sektörünü, yükseköğretim hizmetlerini, üniversite kavramını, üniversite yönetim modellerini, eğitim ve öğretim yöntemlerini radikal bir şekilde değiştirmektedir.

Yükseköğretime katılımın artmasının en temel nedeni, modern toplumun ve ekonominin eğitimli insana olan ihtiyacıdır. Bilgiye  dayalı ekonomi gün geçtikçe  büyümektedir. Dolayısıyla, bilgi üreten üniversiteler, ülkelerin milli kalkınma ve savunmalarında gittikçe daha da önemli roller alan kuruluşlardır. Ayrıca üniversiteler, bilgiye dayalı ekonomide ortaya çıkan yeni mesleklere insan gücü yetiştirme vazifesini de üstlenmişlerdir. Eğitim, ulusal ekonomilerin kalkınmasında katalizör görevi görmekte, insanlara toplumda iş gören kurumsal, ekonomik, sosyal, politik ve teknolojik güçlerle ilgili bir anlayış kazandırmaktadır. Bu anlayış da durağan ve geri kalmış sosyopolitik yapıların ve sistemlerin yıkılarak, dinamik ve sağlıklı büyüyen bir ekonominin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli bir koşul olarak görülmektedir.

Uluslararası eğitimin ülkelere katkıları

Eğitim sektörü bir ülke için çok şey ifade etmektedir. Ancak, küreselleşen dünyada eğitimden artık sadece bir ülke sınırları dâhilinde bahsetmek yanlış olur. Günümüzde eğitim, ülkelerin ihraç edebildiği bir hizmet ürünüdür ve bu sayede kendisine katkı sağlamaktadır. Eğitimin uzun dönemli stratejiler geliştirmeye uygun olması ve sermayesinin insan unsuru oluşundan dolayı uluslararası eğitim, ülkeler için uluslararası arenada söz sahibi olabilmenin yapı taşlarından birisidir. Yapılan yatırım ve ülkeye getirilen öğrencinin uzun dönemli sosyal, siyasal, ekonomik ve akademik katkıları yadsınamaz düzeylere ulaşmaktadır. Uluslararası öğrencilerin bir ülkenin ekonomisine olan katkısı sadece eğitimi süresince ev sahibi ülkede harcadığı para olarak görülmemelidir. Dolaylı katkılarını göz ardı etmek eğitim hizmeti ihracatının mal üretimi katkısından farkını anlamayı zorlaştırır. Nitekim GATS tarafından çıkarılan hizmet ihracatı çalışmasının vurguladığı temel noktalar hizmet ihracatının doğrudan faydaları yanında dolaylı faydalarına da dikkat çekmektedir. Bu faydalar temel olarak dört ana başlıkta toplanabilir: bilime ve eğitim kalitesine katkı, uluslararası rekabete katkı, kültür ve sanata katkı ve ekonomiye katkı.

Uluslararası öğrenciler tercihlerini neye göre yapıyor?

Uluslararası eğitim, öğrencilere küresel bir vatandaşlık anlayışı kazandırmalıdır. Küreselleşen dünyada, bireylerin sadece kendi tarihlerini, kültürlerini ve dillerini öğrenmeleri yeterli olmayacaktır. Küresel pazar ekonomisinde başarıyla çalışmak, farklı insanların ve kültürlerin özelliklerini bilmeyi gerektirir. Kendi yaşadığı coğrafyanın dışına çıkamayan bireylerin, küreselleşen bir dünyada başarılı olmaları çok zor olacaktır. Bu sebeplerden dolayı öğrenciler uluslararası eğitim için ülke ve okul seçerken çok dikkatli davranmalıdırlar. Uluslararası öğrencilerin gidecekleri ülke ve okul seçimini etkileyen bir çok etken vardır. Bu etkenlerin başında hayat tecrübelerini arttırmak istemeleri gelmektedir. Gidecekleri ülkedeki refah ve güvenlik seviyesi ve ülkenin saygınlığı da önemli bir tercih sebebidir. Elbette tercihlerinde ekonomik belirleyenler de büyük yer tutar, eğitimleri süresince yapacakları harcamaların oranına göre ülke tercihi yapan öğrenci sayısı azımsanamayacak kadar çoktur. Bunun yanı sıra , vize işlemlerinde kolaylık ve mezun olunca iş bulma kolaylığı gibi etkenler de karar aşamasında etkili olmaktadır.

Türkiye’de yükseköğretim kurumları

Türkiye’de yükseköğretim kurumları olarak tanımlanan: üniversite ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunların bünyesinde yer alan fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, araştırma ve uygulama merkezleri ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı meslek yüksekokulları ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulan meslek yüksekokullarıdır. Vakıf üniversitesi, doğrudan devlete bağlı olmayan, bir vakıf tarafından özerk olarak işletilen üniversitedir. Türkiye’de, kanunlara göre vakıf üniversiteleri, Yüksek Öğretim Kurulu’nun önerisi üzerine kanunla kurulur. Bu tür üniversitelerin kurulması, yeni bir üniversite kurma veya kurulmuş bulunan bir yükseköğretim kurumuna üniversite adının verilmesi şeklinde olur. Vakıf Yükseköğretim Kurumu, 2547 sayılı kanun hükümleri uyarınca, devlet tarafından kurulmuş bulunan yükseköğretim kurumudur.

Yurtdışında Türk üniversiteleri

Ülkemizin önde gelen vakıf üniversitelerinin yurtdışı kampüsleri başarılarıyla, Türkiye’nin adını dünyaya duyuruyor. Yaptıkları yatırımlarla hem Türkiye’nin tanıtımına katkıda bulunuyor hem de verdikleri kalite eğitimlerle sektöre yalnızca yerel değil uluslararası arenada da katkı sağlıyor. Bu üniversitelerin başlıcalarından Bahçehir Üniversitesi, Okan Üniversitesi ve Nişantaşı Üniversitesi’nin yurtdışında da eğitim veren kampüsleri var. Bu kampüslerde hem Türk öğrencilere hem de tüm dünya öğrencilerine eğitim hizmeti veren üniversitelerin hedefleri kaliteli eğitim ve yoğun yabancı dil eğitiminin yanı sıra öğrencilerine uluslararası deneyim imkanları sağlamak.

Kampüsüm Dünya

“Kampüsüm Dünya” yaklaşımıyla yurtdışında eğitime yepyeni bir anlayış getiren Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) dünyanın farklı ülkelerinde açtığı kendi kampüslerinde öğrencilerine gerçek uluslararası deneyim yaşama fırsatı sunuyor. “İstanbul’un kalbinde bir dünya üniversitesi” olan BAU, sunduğu yurtdışı eğitim olanaklarıyla öğrencilerine birer dünya vatandaşı olma imkanı sağlıyor. BAU öğrencileri Amerika Birleşik Devletleri’nin teknoloji üssü Silikon Vadisi, başkent Washington DC ve Boston’da, Kanada’nın en büyük şehri Toronto’da, Almanya’nın başkenti Berlin’de, İtalya’nın mimari ve sanat merkezi Roma’da ve dünyanın yeni ticaret merkezi Hong Kong’da yer alan BAU kampüslerinde uluslararası deneyim kazanıyor.

Öğrenciler İngilizce’yi yerinde öğreniyorBahçeşehir Üniversitesi’nin Washington D.C. ve Kanada’nın Toronto şehrinde yer alan kampüsleri, her yıl BAU’yu tercih eden hazırlık sınıfı öğrencilerini ağırlıyor. Dileyen BAU öğrencileri, İngilizce hazırlık eğitimini İstanbul’daki kampüste dileyen öğrenciler ise Washington D.C. ya da Toronto’da okuyabiliyor.

Beyaz Saray’a komşu üniversite

BAU’nun yurtdışı kampüslerinden biri de Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkenti Washington DC’de bulunuyor. Dünya siyasetinin kalbinin attığı yer olan Beyaz Saray’a 200 metre uzaklıktaki BAU Washington DC Kampüsü, hem yaz okulu hem de akademik yıl içerisinde öğrencilerini farklı programlarda ağırlıyor. BAU Washington DC Kampüsü’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, İşletme, Ekonomi ve Sosyoloji bölümü öğrencileri, bir akademik yıl süresince eğitim görme şansı yakalıyor. Ayrıca öğrenciler Amerikan Kongresi, Birleşmiş Milletler, Merkez Bankası, IMF, Dünya Bankası ve Amerika’nın önde gelen düşünce kuruluşlarını ziyaret ederek, ulusal ve uluslararası kurumların işleyişini yerinde görüyor ve bu kuruluşlarla ilgili bilgileri en yetkili ağızlardan dinliyor. Yaz okulu kapsamında açılan Siyasal İletişim Yaz Programı ile medya, siyasal ilişkiler ve yönetimler arasında hızla değişen ilişkiler ele alınıyor. Stratejik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan BAU Washington DC Kampüsü sayesinde öğrenciler, Beyaz Saray Basın Odası, Washington Post ve Newseum ziyaretleri ile birlikte gazetecilerin ve politikacıların çalışma alanlarına tanıklık ediyor. Ayrıca BAU öğrencileri dilerlerse Washington DC veya Toronto kampüslerinde yabancı dil hazırlık eğitimlerini tamamlayabiliyor.

BAU teknolojinin kalbinde: Silikon Vadisi Kampüsü 

Apple, Google, Facebook,Twitter gibi dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin yer aldığı ABD’nin Silikon Vadisi bölgesindeki kampüsünde BAU öğrencileri, hem kendi alanları ile ilgili dersler alıyor hem de bu şirketlerle bir araya gelerek projelere imza atıyor. BAU Silikon Vadisi Kampüsü’nde öğrenciler, hem teknoloji hem de dijital medya alanındaki gelişmeleri yakından görme şansı yakalarken dünyanın dev şirketlerini de inceleme şansına sahip oluyor.

BAU Hong Kong Kampüsü

Dünya ticaretinin ve inovasyonun yeni merkezi Hong Kong, BAU öğrencilerini öğrenimlerini görebildiği bir diğer kampüs. Uzak Doğu’nun kalbine yerleşen BAU Hong Kong Kampüsü’nde öğrenciler ticaret, finans, turizm ve girişimcilik alanlarında çalışmalara imza atıyor. Ayrıca tüm diğer kampüslerimizde olduğu gibi, bu kampüs de Global MBA programı kapsamında çeşitli derslere ev sahipliği yapıyor.

Roma’ya yeni kampüs

İtalya’nın Başkenti Roma’da açılan yeni kampüsle öğrenciler önümüzdeki dönemden itibaren yaz ve kış okulu olarak açılacak programların yanı sıra lisans derslerini de burada alabilecek. BAU Roma Kampüsü’nde öğrenciler, Mimarlık ve Tasarım, İletişim, İşletme ve Girişimcilik, Moda, Yemek ve Kültür, Turizm ve Konaklama, Hukuki İşler gibi önemli birçok programa katılabilecek. Öte yandan İtalya’nın en prestijli üniversitelerinden biri olan La Sapienza ile yapılan işbirliği kapsamında La Sapienza Üniversitesi’nin kampüsü içerisinde yer alan merkezde Osmanlı Tarihi, Türk Dili Araştırmaları gibi araştırmalar da yürütülüyor.

85 ülkeden 1500’e yakın yabancı öğrenci

Kampüsüm Dünya anlayışıyla öğrencilerine eğitimde dünyanın kapılarını aralayan BAU, aynı zamanda dünyada da eğitimin çekim merkezi haline geldi. 85 ülkeden 1500’e yakın yabancı öğrenciye eğitim veren BAU, eğitimde uluslararasılaşma konusunda dünyanın öncü üniversitelerden biri oldu. ABD’den Hong Kong’a, İngiltere’den Suudi Arabistan’a kadar birçok ülkeden gelen öğrenciler, İstanbul’un kalbinde bir dünya üniversitesi olan BAU’yu tercih ediyor. İstanbul’un en önemli ve en merkezi semtlerinden biri olan Beşiktaş’ta bulunan kampüsüyle BAU, öğrencilerine şehir hayatından kopmadan, yaşamla iç içe bir şekilde eğitim hayatlarına destek oluyor.

Okan Üniversitesi Miami’de

Yurtdışında kampus açan yükseköğretim kurumlarına bir diğeri de Okan Üniversitesi. ABD yasalarına göre kurulan Okan International University Miami hem Türkiye’den hem de farklı dünya ülkelerinden öğrencilere eğitim alternatifleri sunuyor.1999’da 85 öğrencisiyle çıktığı yolda bugün 20 binin üzerinde öğrencisi bulunan Okan Üniversitesi’nin artık Miami’de de kampüsü var. ABD’nin Florida eyaletine bağlı Miami şehrinde hizmet veren Okan International University, Amerikan yasalarına uygun şekilde kuruldu. Ekonomi, turizm ve eğlence gibi farklı alanlarda sadece ABD’nin değil tüm dünyanın gözde şehirlerinden birisi olan Miami’de ülkemizi en iyi şekilde temsil eden kurum, hem Okan Üniversitesi öğrencilerine hem de ABD’de yükseköğrenim görmek isteyen tüm dünyadan gençlere eğitim veriyor. Okan International University, ileri düzeyde İngilizce öğrenmek isteyen Türk öğrencilere üniversite eğitiminin bir bölümünü veya tamamını ABD’de gerçekleştirme fırsatını sunuyor. 2015-2016 akademik yılından itibaren Okan Üniversitesi’nin ücretli bölümlerine yerleşen öğrenciler, İngilizce dil hazırlık sınıfını isterlerse Okan International University’de ek bir eğitim ücreti ödemeden okuyabilecekler.

Londra’da bir Türk üniversitesi

Nişantaşı Üniversitesi’nin Londra Yerleşkesi ilk kez bir Türk üniversitesi olarak Londra’da yapılanıyor.

Ek eğitim ücreti yok

Nişantaşı Üniversitesi ilk yurtdışı yerleşkesini İngiltere’nin başkenti Londra’da açtı. İsteyen tüm öğrencilerin dönemlik veya yıllık bazda eğitim almak için gidebilecekleri Londra Yerleşkesi için hiç bir ek eğitim ücreti alınmadığını belirten Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal, “Dil yaşayarak öğrenilir. Öğrencilerimiz uluslararası alanda kendilerini geliştirsinler diye hayata geçirdiğimiz bu yerleşkeyle İngilizceyi anayurdunda öğrenecekler” dedi. Nişantaşı Üniversitesi, öğrencilerin 4 yıllık üniversite hayatları boyunca istedikleri yılda veya dönemde Londra’da eğitim almalarına imkân veriyor. Bu imkândan faydalanan öğrencilerin hiçbir ek eğitim ücreti ödemesi gerekmeyecek ve öğrenciler Londra’da üniversitenin gözetimindeki yurtlarda konaklayacak. Nişantaşı International Campuses Of Higher Education (NICHE) yapılanmasının ilk yerleşkesi olan Londra Yerleşkesi’nde öğrenciler aynı zamanda okudukları bölüme dair dersleri de eş zamanlı olarak görecek ve böylelikle üniversitede dönem kaybı yaşamadan eğitim alacaklar.

Yerleşke hakkında bilgi veren Levent Uysal şunları söyledi. “Londra Yerleşkemiz ilk kez bir Türk üniversitesi olarak Londra’da yapılanıyor. Üstelik Londra Yerleşkesine giden öğrencilerimiz tıpkı Sadabad Yerleşkesi’ne, Paşa Yerleşkesi’ne veya Osmanbey Yerleşkesi’ne gidiyormuş gibi aynı şartlarda okuyacak. Hiçbir ek eğitim ücreti talep edilmeyecek, aynı bursları geçerli olacak. Önemli olan uluslararası kültürü öğrencilerimize aşılamak, yabancı dili, o dilin kendi topraklarında öğrenmelerini sağlamak. Bu yerleşkeyi üniversitemizin Yabancı Dil Bölümü’nün bir Uygulama Merkezi olarak yapılandırdık. Orada dilin teorik bilgisini alan öğrenci aynı zamanda sosyal hayatın içinde öğrendiklerini kullanarak, teorik bilgiyi yerinde uygulamaya dönüştürmüş olacak. Böylelikle yabancı dili daha hızlı öğrenecek ve kalıcı olarak özümseyecek. Önemli olan gençlere bilgiyi yaşayarak öğretmektir. Artık en kolay öğrenme metodu ‘yaşayarak öğrenmek’ oldu. Biz de bunu yabancı dil alanında uygulamak istedik.”

İsteyen bütün öğrencilerin Londra’da öğrenim görebileceğini dile getiren Uysal, açıklamalarına şöyle devam etti: “Sadece cep harçlıkları ve orada kalacakları yine üniversitemizin gözetimindeki yurtların ücretini ödeyecekler. NICHE Learn sistemimizin sunduğu özgün İngilizce ağırlıklı müfredat sayesinde tüm bölümlerimizdeki öğrencilerimiz Londra’da rahatlıkla ve zaman kaybı yaşamaksızın eğitim alabilecekler.”

Dünyanın farklı yerlerinde yerleşkeler açmaya devam edeceklerini de söyleyen Uysal, gelecek hedeflerini de açıkladı: “Öğrencilerimizin yerinde eğitim alabilecekleri yerleşkeleri başka ülkelerde de açmaya devam edeceğiz. Bunlar arasında öncelikli hedeflerimiz Dublin, Barselona, Köln ve Paris. Öğrencilerimizin özellikle uluslararası kültürlerde ve öğrenmek istedikleri dili yaşayarak öğrenebilecekleri bir yapı kuruyoruz. Her şeyden önemlisi Türk gençleri hem ülkemizde hem dünyada en iyi şekilde yaşamayı hak ediyor. Biz de nasıl bir katma değer sağlamamız gerekiyorsa üzerimize düşen her şeyi yapmakla görevliyiz.”

 

 

-Amerika Birleşik Devletleri çalışan nüfusunun sadece %10’u yabancı uyrukludur. Ancak bu yabancı uyruklular Amerika Birleşik Devletleri bilim ve mühendislik alanındaki iş gücünün %25’ini temsil etmektedirler. Ayrıca, bu yabancı uyrukluların %50’si doktora derecesine sahiptir.

 

-DEİK’in 2013 yılında açıkladığı verilere göre uluslararası eğitim için en çok öğrenci gönderen ülkeler ve sektördeki payları şöyle:

Çin: 697.000 – %17

Hindistan: 241.900 – %5.9

Güney Kore: 151.700 – %3.7

Almanya: 123.000 – %3

Türkiye: 57.400- %1.4

Comments are closed.