Hepimize büyük görevler düşüyor

7 Kasım 2016

Geçtiğimiz yaz 15 Temmuz gecesinde yaşadığımız darbe girişimi, milletimizin birlik ve beraberlikle sergilediği direniş ve destansı bir mücadele ile başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Demokrasimizi ve milli egemenliğimizi hedef alan bu alçakça girişimi tertip eden örgütün yöneticilerinin, bu girişimlerinin hesabını adaletin karşısında en kısa sürede vereceklerine inanıyoruz.

Bu alçakça kalkışmanın ardından, ülkemizin en değerli kurumlarına sızmış her kademedeki binlerce FETÖ bağlantılı personel kamudaki görevlerinden uzaklaştırıldı. Örgütle bağlantılı binlerce eğitim kurumu ve 15 de vakıf üniversitesi kapatıldı. Hepimizin bildiği gibi örgütün en etkili olduğu kurumların başında eğitim kurumları gelmekteydi. Büyümesini dershaneler ve özel okullar aracılığıyla sağlayan örgüt buraları kendisine hem birer finansman hem de insan kaynağı olarak yapılandırmıştı.

Hassas bir süreç

Örgütün eğitim sisteminden sökülüp atılması demokrasimizin geleceği adına çok önemli olsa da ortaya çıkan boşluk sistemin işleyişi ile ilgili endişelerimizi artırdı. Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurulu sürecin en az hasarla atlatılması için hem hızlı hem de olabildiğince hassas bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Biz de her iki kuruma bu süreçte elimizden gelen desteği vermeyi bir görev biliriz.

Aklı hür, vicdanı hür

Ancak bunun ötesinde eğitim sistemimizin bu boşluğu kaliteli bir şekilde kapatabilmesi için hem eğitim hem de yüksek öğretim kurumlarının yöneticilerine çok daha fazla görevler düştüğünü düşünüyorum. Aklı hür, vicdanı hür eğitimciler yetiştirmek boynumuzun borcudur. Demokrasiyi en iyi şekilde benimsemiş insanları bu topluma kazandırmak için var gücümüzle çalışmalıyız.

Daha fazla dersliğe ihtiyaç var

Ülkemizde ilk-orta öğretimin kalitesini artırmak için daha fazla girişimcinin ve hayırseverin bu alanda ister Milli Eğitim Bakanlığı’na bağış yaparak, isterse özel okullar açarak seferber olması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı yakın zaman içerisinde tam gün eğitime geçilmesi yönünde çalışmalarını hızlandırdı. Bu çalışmaların tamamlanabilmesi için ülkemizde derslik kapasitesinin ciddi ölçüde artırılması gerekmektedir.

Dünyaya açılmalıyız

Bir de bu işin uluslararası vizyonu var. Bu örgüt ülkemizin iyi niyetli hayırseverlerinden topladığı kaynaklarla dünyanın dört bir yanında okullar açmıştı. Bu okulların artık ülkemizin faydasına faaliyet gösterdiğini veya göstereceğini düşünmek en masum ifadeyle saflık olur. Türkiye’de kendini kanıtlamış vakıf üniversitelerinin ve eğitim yatırımcılarının hızlıca yurt dışına açılması ve bu kurumların bugüne kadar üstlendiği elçilik görevini ikame etmeleri gerekmektedir.

Comments are closed.