SBS gitti TEOG geldi

22 Ekim 2013

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ortaöğretimde uygulanan seviye belirleme sınavını (SBS) kaldırdı. SBS yerine Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş sistemi (TEOG) getirildi. Yeni sistemin ana özelliği, belirlenen derslerden yapılan yazılılardan birini MEB’in değerlendirecek olması.Açıklandığı günden bu yana eğitimcilerin ve velilerin tartışma konusu olan TEOG, bu eğitim döneminde 8. sınıflarla başlayacak. Öğrencilerin Türkçe, Fen, Matematik, İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil ve Din Kültürü olmak üzere toplam 6 dersten birer yazılılarını MEB merkezi olarak değerlendirecek. Ayrıca öğrencinin merkezi yazılılardan aldığı puanlar yüzde 60 oranında ve öğretmen tarafından verilen kanaat notu ise yüzde 40 etki edecek.  Sistem bu yıl 8. sınıflarla başlayacak. 6. ve 7. Sınıflar konusunda kademeli geçiş öngörüsü var.

TEOG SBS’ye göre nasıl bir sistemdir? Yeni sistemin avantajları ne olacaktır? Sistem hangi açılardan tartışmalara açıktır? SBS yerine gelen TEOG nasıl işleyecek? Velilerin kaygıyla yaklaştıkları sistemle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı her ne kadar ‘velilerimizin kaygılanmasına gerek yok’ dese de eğitimciler de veliler de tam olarak kavrayamadıkları TEOG konusunda endişe taşımaya devam ediyorlar. İdeal Eğitim Dergisi olarak TEOG’u uzmanlara sorduk.

Milliyet Gazetesi Eğitim Uzmanı Abbas Güçlü’ye göre yeni sistem uygulanmayacağı gibi sürdürülebilirlik sorunu var. Bir yıl sonra sistemde çok daha fazla değişiklik olacağını savunan Güçlü, önümüzdeki yıl Milli Eğitim Bakanı’nın değişeceğini, her bakan değişikliğinde olduğu gibi yeni bakanın da değişikliğe gideceğini söylüyor ve sistemin güvenlik sorunu konusunda da uyarıda bulunuyor.

Kariyer ve İletişim Eğitmeni Nur Erdem Özeren’e göre ise açıklanan sistemde revize edilmesi gereken temel nokta, çocukların yine yalnızca temel derslerden sınava tabi tutuluyor olması. Bu konuda farklı yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu aktaran Özeren: “Modern eğitim sistemlerindeki ders dışı sosyal etkinliklerin yine adı bile geçmiyor. Biz yine iyi birer öğrenci yetiştirecek ve onu test edecek bir sistem üzerinde duruyoruz. İyi insan yetiştirmek ve bunu test etmek gibi bir derdimiz yok. Bu öğrencinin, sosyal, kültürel, sportif, sanatsal faaliyetlere yönlenmesini teşvik eden ve geliştirmesi için tetikleyen en ufak bir adım yok” diyerek sistemi eleştiriyor. Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Cihan Yeşilyurt ise sisteme dair yapılan açıklamaların yetersiz olduğunu bu nedenle,  sistemin uygulanır olup olmadığının ‘uygulanmaya’ başlandığında ancak ortaya çıkacağını belirtiyor.  Yeşilyurt,  bildikleri kadarıyla yeni sistemin getireceği olumsuzlukları şu şekilde sıralıyor: Yeni sistem stresi azaltacağı yerde tam tersine artıracak, her okulda müfredat aynı şekilde işlenmeyebilir bu da öğrenciler arasında eşitsizliği getirecek. Türkiye genelinde yapılan sınavlar eleyici özellik taşırken yeni sistemde bu yakalanamayabilir.”

 

Sistemin uygulanacağına ihtimal vermiyorum

Milliyet Gazetesi Eğitim Uzmanı Abbas Güçlü ise Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) ile hiçbir şeyin değişmediğini ve değişmeyeceğini belirterek, “Tabi eğer bu haliyle kalır ya da yeni açıklanan sistem uygulanırsa” diye konuştu. Önümüzdeki yıl çok daha fazla değişiklik olacağını ifade eden Güçlü, açıklanan sistemin uygulanacağına hiç ihtimal vermediğini ifade ederek konuya ilişkin şunları söyledi: “Çünkü gelecek yıl yeni bir Milli Eğitim Bakanı olacak ve o çok farklı bir sistemle karşımıza çıkabilir.” TEOG’nin sürdürülebilir olmasının uygulanabilir olmasından daha önemli olduğunu aktaran Abbas Güçlü, sistemin uygulanmayacağına olan inancı gibi sürdürülebilir olacağına da hiç inanmadığını açıkladı.

 

Güvenlik zafiyeti çok fazla

Açıklanan yeni sistemin güvenlik zafiyetinin çok fazla olduğunu da anlatan Abbas Güçlü, bu durumun daha şimdiden çok büyük rahatsızlık yarattığını,  gelecek yıl tek sınav, tek tercih sistemine geçilmediği sürece yeni sistemin de, eskisinden farkı olmayacağını ifade etti.

Sistemin en büyük zafiyetinin zaten güvenlik ve standart bir ölçme değerlendirme sisteminin olmayışına dikkat çeken Güçlü, bu sistemin en önemli handikapları arasında, sınav dışı etkenler ve sınav sayısının olduğunu paylaştı.

 

En iyi revize tümden kalkmasıdır

Sistemde ne tür revizeler olabileceği konusunda ise Abbas Güçlü, “En iyi revize, tümden kaldırılmasıdır” görüşünü iletirken konuya ilişkin şunları söyledi: Kimseyi kırmayacak ama herkesi en adil şekilde bir üst öğretim kurumuna yönlendirecek bir sistem getirilmelidir. Ama böylesi bir sistem için de eşit eğitim koşulları ve doğru bir ölçme, değerlendirme, rehberlik sistemi gerekiyor ki, onu bulana da aşk olsun.”

Öte yandan ortaöğretimi tek başına değil, temel eğitimi bir bütün olarak ele alıp ona göre bir yeniden yapılanmaya gitmek gerektiğini ileten Güçlü, “Yoksa bakana göre değişen yaz-boz sistemi kim gelirse gelsin aynen devam eder. Eğitimde, öğretmeninden öğrencisine, siyasetçisinden velisine, medyadan üniversitelere, bürokratından sivil toplum örgütlerine kadar toplumun her kesimi tarafından ciddiye alınmadığı sürece akılcı ve kalıcı sistemler geliştirmek mümkün değil.” diyerek devam etti.

 

İdeal sistem olabilir fakat kaygılar var

Kariyer ve İletişim Eğitmeni Nur Erdem Özeren, SBS Sınavı yerine getirilen yeni sistemin belki de olması gereken ideal sistem olabileceğini ancak sisteme ve uygulamaya dair bazı kaygıları olduğunu ifade etti. Yeni sistemi; “öğrencilerin yılda tek bir sınava girerek stres içinde sınandıkları bir sistemden okulda zaten girdikleri sınavların bu kez merkezi sistemle yapılması” diye açıklayan Nur Erdem Özeren, bu tanımlamanın aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın açıklamalarının bir özeti olduğunu belirtiyor.

Son açıklamalarda belirtilen 12 sınavın,  öğrencilerin zaten okulda bir sene içinde girdikleri çok daha fazla sınavın bir kısmı olduğunu ifade eden Özeren, olması gereken ideal sistemin bu olabileceğini belirtiyor.  Ancak bu sistemde ve uygulamada bir takım sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekerek, yılda 12 sınavın adaletli bir şekilde değerlendirilmesi aşamasında sıkıntılar yaşanabileceğini düşünüyor. Özeren, uygulama kısmında ise suistimal olabileceğine vurgu yaparak: “Sınavda gözetmenlik yapacak olanlar aynı okuldan farklı öğretmenler dahi olsa, bazı okullarda suistimallerin yaşanabileceği kaygısını taşıyorum” diyor. Sınavların içeriklerinden ziyade uygulama ve değerlendirmesinde güvenilirlik problemi olacağını, sistem öğretmenleri hem töhmet altında bırakacak, hem de suistimallere açık hale gelecektir.” ifadesini kullanıyor.

Sadece temel dersler ele alınmış

Açıklanan sistemde revize edilmesi gereken temel noktanın çocukların yine yalnızca temel derslerden sınava tabi tutuluyor olması olduğunu hatırlatan Özeren “Modern eğitim sistemlerindeki ders dışı sosyal etkinliklerin yine adı bile geçmiyor. Biz yine iyi birer öğrenci yetiştirecek ve onu test edecek bir sistem üzerinde duruyoruz. İyi insan yetiştirmek ve bunu test etmek gibi bir derdimiz yok. Bu öğrencinin, sosyal, kültürel, sportif, sanatsal faaliyetlere yönlenmesini teşvik eden ve geliştirmesi için tetikleyen en ufak bir adım yok. Öte yandan sabahçı – öğlenci sisteminin, çalışan aile fertlerinin sayısının bu kadar arttığı bir çağda en büyük sorun olduğunu, sınav sisteminden önce eğitim sistemimizi gözden geçirmek ve değerlendirmeye almak gerektiğini düşünüyorum” diyerek endişelerini dile getirdi.

4 + 4 + 4 sisteminin en temel sorununun derslikler olduğunu söyleyen Özeren,  1990’lı yıllarda ortaokul ve liselerin birlikte okuduğu, aynı lojistik ve sosyal imkanlara sahip büyük okullarda eğitim aldıkları sistemin, ortaokul öğrencisinin gelişimine çok daha büyük katkı sağladığını ifade ediyor.  Özeren: “Spor salonları olan, büyük okul bahçelerinin olduğu ve tam gün eğitim verilen ortaokul – lise bir arada sistemin faydalarını yaşamış bir öğrenci olarak bu sisteme dönüş gerektiği kanaatindeyim” diye konuştu.  Derslik sorununun çözümü hakkında da görüşlerini paylaşan Özeren konuya ilişkin önerilerini şu şekilde sıraladı: “Bu sistemin yanında, mevcut dershane ve özel okul sahipleri ile girişimcilere okulların işletmesi verilerek ve özel okullaşma teşvik edilerek derslik ve okul sorunu çözülebilir. Dershanelere verilen ücretlerle ortaöğretim kalkınacaktır. Özel okullara verilecek kota ile de denetimli şekilde burslu okuyanların sayısı arttırılabilir.”

Ortaöğretimde ders dışı etkinlikler önemli

Ortaöğretimde en acil müdahale edilmesi gereken noktanın, öğrencilerin ders dışı etkinliklerinin teşvik edilmesi ve erken yaşta kendilerini ve meslekleri tanımalarını sağlayacak etkinliklerin yapılması olduğunu anlatan Kariyer ve Eğitim Danışman Nur Erdem Özeren, “Tekrar altını çizmek istiyorum, sınav sistemlerinden önce eğitim sistemlerimizi gözden geçirmeli ve eğitimi “hükümet” politikası olmaktan çıkarıp “milli” eğitim haline getirmeliyiz”  dedi.

Ayrıca etkinlikleri sürekli artan İşkur, KOSGEB, TOBB vb. meslek kuruluşları ve şirketlere hizmet veren kurumlar tarafından gerçek istihdam alanı ihtiyaçlarının tespit edilip, eğitim sisteminin bu yönde revize edilmesi gerektiğini ifade eden Nur Erdem Özeren, “Hangi mesleklerden sektörde ne kadar ihtiyaç var, bölgesel olarak belirlenmeli ve bu yönde verilecek eğitim teşvik edilmeli. Fazlası olan meslek lisesi bölümleri kapatılıp yeni ihtiyaca göre bölümler – alanlar ihtiyaca uygun eğitim sistemleri ile hizmete başlamalı. Ortaokul seviyesindeki çocukların kendilerini ve meslekleri tanımaları sağlanıp, ailesinin isteği ile istemediği – sevmediği – yapmayacağı bölümlere giden liseliler yerine, kendini geliştirmeye açık, işini seven gençler yetiştirilmeli” diye konuştu. Mevcut sisteme göre ihtiyacımız kadar Meslek Lisesi mezunu, ihtiyacımız kadar Düz Lise mezunu, ihtiyacımız kadar İmam Hatip Lisesi mezunu vermek yerine önce mezun verip sonra iş hayatına hazırladığımızı aktaran Nur Erdem Özeren,  eğitim sistemimizin ihtiyaçlar doğrultusundan yeniden yapılandırılmasının birçok sorunu ortadan kaldıracağını aktardı.

Yeni sistemde belirsizlikler çok

Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Cihan Yeşilyurt, SBS’nin kaldırılmasıyla merkezi sistem ile Türkiye genelinde gerçekleştirilen bir sınav yerine çok sınavlı bir sistemle karşı karşıya olduklarını söylüyor.  Sistemin değişmesine karşın belirsizliklerin olduğunu ifade eden Cihan Yeşilyurt, “Yeni Sistem”in tam olarak ne şekilde olacağının ortaya konmadığını belirtiyor.

Yeşilyurt, sisteme ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “Yeni sistemin nasıl olacağı hakkında az şey biliyoruz. Çünkü ortaya konan bilgiler çok az. Bu yıl 8. sınıflara birinci ve ikinci dönem 6+6 olmak üzere toplamda 12 tane sınav olacağı açıklanmıştır. Bundan sonraki yıllarda 8. sınıflar için uygulanan bu sistemin 6. ve 7. sınıflarda da aynı şekilde uygulanacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte puanlama sisteminde de bazı önemli değişikliklerin olduğunu söyleyebiliriz. Yalnız sınav ve puan sistemlerinin nasıl uygulanacağına dair bizler de henüz net bir bilgiye sahip değiliz.” Öte yandan yapılması planlanan 6. ve 7. sınıf sınavlarının ne zaman uygulanmaya başlanacağı konusunda  da net bir bilgi olmadığını ifade etti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın ilk açıklamalarında yapılacak sınav sayısının 36 olarak telaffuz edildiğini ancak daha sonra yeni açıklamaların yapıldığını aktaran Yeşilyurt, “Yapılan bu açıklamalar “yeni sistem”in gerçekten ne olduğuna dair net bir bilgi elimize vermiyor. Dolayısıyla “yeni sistem” nedir, bu bilgiye sahip değiliz. O nedenle bu sınavın zor ve uygulanamaz yanlarını şu aşamada “bütünsel” olarak değerlendirmek doğru olmayacaktır. En temel olarak; bu “yeni sistem”in belirsizliğini koruması her açıdan çocuklarımızın bu dönemdeki gelişim özelliklerini göz önüne aldığımızda kaygılarını arttırmaktadır” diyor. Yeşilyurt, sistemin uygulanır olup olmadığının ‘uygulanmaya’ başlandığında anlaşılacağını ifade ederken, yeni sistemin getireceği olumsuzlukları şu şekilde sıralıyor: Yeni sistem stresi azaltacağı yerde tam tersine artıracak, her okulda müfredat aynı şekilde işlenmeyebilir bu da öğrenciler arasında eşitsizliği getirecektir. Türkiye genelinde yapılan sınavlar eleyici özellik taşırken yeni sistemde bu yakalanamayabilir. Süreklilik eleştirilere açık.”

Çocuklarımız ‘proje çocuğu’ haline geldi

Sınav sisteminin bu kadar sık değişiyor olmasının, eğitim sisteminde ciddi sorunların olduğunun göstergesi olduğunu ifade eden, Yeşilyurt konuya ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etti: “Var olan sistem kaldırılmadan önce getirilecek olan yeni sistemi her konuda sağlam temellere oturtmak lazım. Yeni sistemle amaçlanan nedir, kazanımları ne olacaktır? Bu durumun çocuklarımız açısından, gelişim dönemi özellikleri göz önüne alınıp bilimsel olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Olmadı sil baştan anlayışı; en başta çocuklarımızın psikolojisini olumsuz etkilemektedir. Milli Eğitim sistemi bu şekilde çocuklarımızı ‘proje çocukları’ haline getirmiş oluyor. Eğitim sisteminin kurumsallaşmasını gerçekleştirmek güçleşiyor. Sistemle ilgili bir değişiklik yapılacaksa öncesinde pilot okullarda uygulayıp sonuçları görmek gerekir. Buna bağlı olarak yeni bir sistem getirilebilir.” Ayrıca her okulda müfredatın ortak işlenmemesi, öğretmenlere sistemle ilgili detaylı bilgi verilmemesi ve öğrenci başarısını ölçmede okuldan okula değişen farklılıkların olmasının da çözülmesi gereken sorunlardan olduğunu aktaran Cihan Yeşilyurt, yeni sistemde netlik kazanması ve revize edilmesi gereken konuların bir an önce açıklanması bir nebze olsa öğrencileri de velileri de rahatlatacağını söyledi.

Öte yandan sistemin güvenilirliğinin herkesin kafasında soru işaretine neden olduğunu, sistem açıklandığından bu yana bazı velilerden çok sık ‘Bol puan veren okullar olacaktır’ sözünü duymaya başladıklarını ifade eden Yeşilyurt, “Bu da velilerde güvenilirlik kısmında soru işaretine neden oluyor. Tabi ki öğretmenler içinde bir takım sorunlara neden olacaktır” diyor.

Açıklanan sistemde revize edilmesi gereken bazı noktalar olduğunu düşünen Cihan Yeşilyurt bunları şöyle sıralıyor: “Puanlama sisteminin değişmesi gerek. Yanlış cevapların doğru cevapları etkilememesi ne kadar sağlıklı olabilir; bu tartışmalı bir konu. Öğrenci konuyu öğrendiği için mi doğru yaptı yoksa öğrenmeden rastgele işaretledi ve doğru mu çıktı? Ayrıca sınavların iki gün üst üste uygulanacak olması öğrencilerde strese neden olacağı için bunun üzerinde de çalışma yapılması gerek.” Yeşilyurt’a göre sınava girecek öğrenci sayısının çok fazla olması nedeniyle, Türkiye genelinde merkezi sistemle yapılacak olan bir sınav daha uygun olacaktır.

SBS yerine gelen TEOG nasıl işleyecek?

Dönem içinde okulda yapılan yazılılardan biri, MEB tarafından merkezi olarak yapılacak.

8. sınıflar her dönemde 6 dersten birer sınava girecek.

Bir dönemde 3 sınavı olan derslerden 2.’si, iki sınavı olan derslerden ise ilki merkezi olarak yapılacak. Türkçe, Fen, Matematik, İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil ve Din Kültürü’nden her dönem mutlaka sınav olacak.

İlk dönem sınavları aralık ayında, ikinci dönemdekiler nisan ayında yapılacak.

6 ve 7. sınıflarda da sınav yapılması halinde 3 yılda toplam 36 sınav yapılmış olacak.

Fakat 6 ve 7. sınıflarda bu yıl merkezi sınav uygulanması beklenmiyor.

Sınavlar en fazla 3 güne yayılmış oturumlar halinde gerçekleştirilecek.

4 seçenekli çoktan seçmeli sorular olacak. Yanlışlar doğruları götürmeyecek.

Bu sınavlara öğrenciler kendi okullarında girecek. Ancak gözetmen öğretmenler başka okullardan gelecek.

Sınav görevlendirmelerini il-ilçe eğitim müdürlükleri yapacak.

Geçerli bir mazereti olduğu için sınava giremeyen öğrenciler için telafi sınavları olacak.

Suiistimal ihtimaline karşı, telafi sınavının soruları, merkezi sınavda çıkan sorulardan daha zor olacak. Sınav soruları o zamana kadar işlenmiş müfredata uygun konulardan belirlenecek.

MEB, müfredatın ülke genelinde aynı anda işlenmesi için il-ilçe milli eğitim müdürlüklerine talimat verecek.

Öğrencilerin dönem puanı, merkezi ortak sınavlar ile öğretmenler tarafından verilen kanaat notlarından oluşacak.

Öğrencinin merkezi yazılılardan aldığı puanlar yüzde 60 oranında ve öğretmen tarafından verilen kanaat notu ise yüzde 40 etki edecek.

Liseye yerleştirmede puanların eşit olması durumunda yaşı küçük olana öncelik verilmesi gibi kriterlerin yanı sıra okula devam oranları da etkili olacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yap