Mühendislik fakültelerine başarı sıralaması getirildi

25 Ocak 2016

YÖK tarafından alınan karara göre, başarı sıralaması 240 binin altında olan öğrenciler mühendislik fakültesi seçemeyecek. Konuyla ilgili bir rapor hazırlayan Vakıf Üniversiteleri Birliği, söz konusu kararı değerlendirdi.

YÖK, tıp ve hukuk fakültelerinden sonra mühendislik fakültelerine de başarı sıralaması getirdi. Buna göre; başarı sıralaması 240 binin altında olan öğrenciler mühendislik fakültesi seçemeyecek.

Ziraat, su ürünleri ve orman fakülteleri kapsam dışında tutulacak. YÖK’ün bu kararını değerlendiren bir rapor hazırlayan Vakıf Üniversiteleri Birliği, söz konusu sıralamanın uygun bulunduğunu belirtti.

ÖSYM kayıtlarına göre, 2014 yılında yapılan LYS’de 180 ve üstü puan alan öğrenci sayısı 1 milyon 423 bin 124 oldu. 2015 yılında gelindiğinde ise bu sayı 1 milyon 369 147’ye düştü ve tercih yapabilme hakkına sahip öğrenci sayısında 54 bin gibi bir azalma yaşandı. Vakıf Üniversiteleri Birliği tarafından hazırlanan raporda, bu rakamdan hareketle öğrenci sayısındaki azalmadan ziyade üniversiteye girme hakkına sahip öğrenci sayısında, diğer yıllar da dikkate alındığında, özellikle son 4 yılda çok büyük oranda değişmelerin olmadığı vurgulandı.

Talep devlet üniversitelerine kayıyor

Yıllara göre üniversite adaylarının devlet ve vakıf üniversitelerine yerleşme durumunu da inceleyen raporda, talebin her yıl biraz daha devlet üniversitelerine doğru kaydığı vurgulandı.

Tablo 1. Devlet ve Vakıf Üniversitelerindeki Mühendislik Fakültelerinde Kontenjanlar ve Tercihler *)

DEVLET

VAKIF

KONTENJAN

TERCİH EDEN
SAYISI

KONTENJAN BAŞINA
TALEP SAYISI

KONTENJAN

TERCİH EDEN
SAYISI

KONTENJAN BAŞINA
TALEP SAYISI

61 436

1 154 978

19

15 563

153 837

10

*) 2014 ÖSYM verilerinden alınmıştır.

Devlet üniversitelerindeki 61 bin 436 mühendislik kontenjanı için 1 milyon 154 bin 978 aday tercih yaparken; vakıf üniversitelerindeki 15 bin 563 kontenjan için 153 bin 837 aday tercih yaptı. Bu veriler değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerindeki mühendislik fakültelerine 1 kontenjan için 19 adayın tercih yaptığı görülüyor. Vakıf üniversitelerinde ise 1 kontenjan için 10 aday tercih yaptı. Bu sonuçlar dikkate alındığında, devlet üniversitelerindeki mühendislik fakülteleri vakıf üniversitelerine göre neredeyse iki kat fazla tercih ediliyor.

Mühendislik bölümleri MF-4 puanı ile öğrenci aldığı için, MF puan türlerini dikkate alarak değerlendirme yapan raporda, 2015 yılında MF puan türünde 180 ve üstü puan alan öğrenci sayısının 251 bin 830 olduğu ifade edildi.

 

 

Tablo 2. Devlet ve Vakıf Üniversitelerinde Puan Türlerine Göre Kontenjanlar *)

2015 PUAN TÜRÜNE GÖRE KONTENJANLAR

MF-1

MF-2

MF-3

MF-4

DEVLET

9014

10610

26349

67268

VAKIF

386

172

7183

20228

DİĞER

129

123

1888

3366

TOPLAM

9529

10905

35420

90862

*) ÖSYM verilerinden alınmıştır.

2015 ÖSYM kılavuzu verilerine göre vakıf üniversitelerinin MF 1-2-3 puan türündeki toplam 7 bin 741 kontenjana yerleşen en son adayın başarı sırası 165 bin civarında gerçekleşti. Başarı seviyeleri bundan daha düşük olanlar da MF-4 puanları ile vakıf üniversitelerinin mühendislik fakültelerine yerleşmeye hak kazandı. Raporda, MF-4 puan türünün toplam 20 bin 228 kontenjanına yerleşen adayların büyük çoğunluğunun 200 bin ile 252 bin arasında olduğuna dikkat çekildi.

MF 1-2-3 puan türünde tıp, diş hekimliği, eczacılık, genetik, sağlık bilimleri, matematik, ilköğretim matematik, iş sağlığı ve güvenliği vb. programları tercih eden adaylar ilk 165 binin içindeyken; MF-4 puanı ile özellikle vakıf üniversitelerinin mühendislik fakültelerini tercih eden adayların başarı sıraları 200 bin ile 252 bin arasında yoğunlaşıyor. Bu yoğunlaşmada en büyük etki Devlet üniversiteleri mühendislik fakültelerinin, vakıf üniversiteleri mühendislik fakültelerine göre (ortak olan bölümler dikkate alındığında) daha yüksek puanlarla öğrenci almasından kaynaklanıyor. Bilgisayar, elektrik-elektronik, makine, inşaat, endüstri mühendisliği gibi talep gören bölümlerin devlet üniversitelerindeki minimum başarı sırası 159 bin 466 olarak gerçekleşti.

Vakıf üniversitelerinin öğrenci sayılarını kısmen etkileyecek

Bu bölümleri tercih etmek isteyen adaylardan devlet üniversitelerine yerleşemeyenler, Vakıf Üniversitelerini tercih ettiklerinde, başarı sırası 200 bin ile 250 bin arasında yoğunlaştı. Raporda, başarı sırası baraj uygulaması bu dilimdeki vakıf üniversitelerinin öğrenci sayılarını kısmen etkileyeceği belirtiliyor. (Keza, bu durumdan özellikle devlet üniversitelerinin ikinci öğretim yapan mühendislik fakülteleri de kısmen etkilenecektir). Ayrıca, söz konusu aralıkta (200 bin-250 bin) tekstil, çevre, maden, metalürji, malzeme, jeoloji, gıda, vb. çok rağbet görmeyen mühendislik alanlarının mevcut olduğuna işaret edildi.

 

Tablo-3. Vakıf Üniversitelerindeki Mühendislik Fakülteleri Başarı Sıralamaları *)

ÜNİVERSİTELER

 Başarı Sırası (50.001-100.000)

 Başarı Sırası  (100.001-250.000)

TOPLAM YERLEŞME

Başarı Sırası (%)

50.000+

(%)

100.000+

(%)

İHSAN DOĞRAMACI BİLKENT ÜNİV.

24

0

575

4

0

İSTANBUL MEDİPOL ÜNİV.

5

0

30

17

0

KOÇ ÜNİV.

3

0

265

1

0

TED ÜNİV.

124

1

190

65

1

TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİV.

123

16

400

31

4

MEF ÜNİV.

101

32

218

46

15

ÖZYEĞİN ÜNİV.

144

68

322

45

21

SABANCI ÜNİV.

130

146

450

29

32

YEDİTEPE ÜNİV.

230

260

611

38

43

BİRUNİ ÜNİV.

10

14

28

36

50

ULUSLARARASI ANTALYA ÜNİV.

62

95

179

35

53

ACIBADEM ÜNİV.

8

15

28

29

54

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİV.

89

161

300

30

54

ÇANKAYA ÜNİV.

128

247

445

29

56

YENİ YÜZYIL ÜNİV.

39

60

107

36

56

ORTALAMA BAŞARI SIRASI (%)

 

 

 

22

57

TÜRK HAVA KURUMU ÜNİV.

102

186

326

31

57

İZMİR EKONOMİ ÜNİV.

84

172

300

28

57

BAHÇEŞEHİR ÜNİV.

115

294

498

23

59

İSTANBUL BİLGİ ÜNİV.

130

279

472

28

59

YAŞAR ÜNİV.

70

148

250

28

59

PİRİ REİS ÜNİV.

28

50

84

33

60

İSTANBUL ŞEHİR ÜNİV.

33

83

139

24

60

FATİH SULTAN MEHMET VAKIF ÜNİV.

40

128

212

19

60

TURGUT ÖZAL ÜNİV.

30

92

150

20

61

ÜSKÜDAR ÜNİV.

58

101

164

35

62

FATİH ÜNİV.

23

138

217

11

64

İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİV.

56

117

183

31

64

MEVLANA ÜNİV.

27

69

105

26

66

BAŞKENT ÜNİV.

40

122

185

22

66

İSTANBUL TİCARET ÜNİV.

47

161

239

20

67

GEDİZ ÜNİV.

51

244

350

15

70

ZİRVE ÜNİV.

27

91

129

21

71

MELİKŞAH ÜNİV.

38

174

245

16

71

İSTANBUL AREL ÜNİV.

65

194

270

24

72

KADİR HAS ÜNİV.

33

159

220

15

72

CANİK BAŞARI ÜNİV.

26

94

129

20

73

GEDİK ÜNİV.

16

44

60

27

73

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİV.

55

212

285

19

74

İSTANBUL GELİŞİM ÜNİV.

57

202

271

21

75

ATILIM ÜNİV.

74

317

423

17

75

OKAN ÜNİV.

23

190

253

9

75

DOĞUŞ ÜNİV.

22

173

229

10

76

BURSA ORHANGAZİ ÜNİV.

42

185

243

17

76

HALİÇ ÜNİV.

15

66

82

18

80

İSTANBUL AYDIN ÜNİV.

44

323

398

11

81

BEYKENT ÜNİV.

82

661

810

10

82

MALTEPE ÜNİV.

2

77

94

2

82

IŞIK ÜNİV.

13

250

302

4

83

HASAN KALYONCU ÜNİV.

13

77

91

14

85

İZMİR ÜNİV.

13

126

146

9

86

AVRASYA ÜNİV.

12

148

167

7

89

NUH NACİ YAZGAN ÜNİV.

12

98

110

11

89

GENEL TOPLAM

2838

7360

12979

*) 2014 ÖSYM verilerinden alınmıştır.

 

Başarı sırası dikkate alındığında, vakıf üniversiteleri mühendislik fakültelerine yerleşen adayların % 57’si 100 bin ve üzeri; % 22’si de 50 bin ve 100 bin arasındadır.

Burslu öğrenci sayısı artıyor

Raporda, vakıf üniversitelerinin öğrenci sayısının her yıl arttığını ve buna paralel olarak burslu öğrenci sayısında da önemli bir artış olduğu vurgulandı. Ancak burada oransal olarak bir durum dikkat çekiyor. Örneğin, Tablo 4’e bakıldığında, vakıf üniversitelerinin 2012′deki tam ücretliye tekabül eden öğrenci oranı % 66 iken; bu durum 2015’te % 57’ye geriledi. Bu duruma mühendislik fakülteleri açısından bakıldığında 2012 yılında % 61 olan tam ücretli öğrenci oranı 2015 yılında % 48’e düştü.

Tablo 4.  Son 4 Yıl Vakıf Üniversitelerine Toplam ve Tam Ücretli Yerleşen Öğrenci Sayıları *)

MÜHENDİSLİK FAKÜLTELERİNE YERLEŞENLERİN SAYILARI

YILLAR

VAKIF ÜNİV. MÜHENDİSLİK FAKÜLTELERİ

VAKIF ÜNİV. TÜM FAKÜLTELER

TOPLAM YERLEŞEN

TAM ÜCRETLİ

%

TOPLAM YERLEŞEN

TAM ÜCRETLİ

%

2012

11714

7088

61

46283

30395

66

2013

14278

8061

56

55761

34527

62

2014

15374

8398

55

62257

37118

60

2015

18122

8743

48

72927

41683

57

Rapora göre; rastgele seçilen bir vakıf üniversitesinin “tam Burslu” mühendislik fakültesi öğrencisinin başarı sırası 275 bin iken; bir başka vakıf üniversitesindeki “tam Burslu” mühendislik fakültesi öğrencisinin başarı sırası 126 bin olarak ifade ediliyor. Öte yandan ele alınan diğer örneklerde, bir vakıf üniversitesinin “ücretli” mühendislik fakültesi öğrencisinin başarı sırası 18 bin 700 iken; bir başka vakıf üniversitesindeki “ücretli” mühendislik fakültesi öğrencisinin başarı sırasının 236 bin olduğu kaydedildi.

Ücretliler ve burslular arasında ciddi başarı sırası farklılıkları bulunduğu ifade edilen raporda, eğitim-öğretim kalitesinin muhafazası da dikkate alınarak, Mühendislik Fakültelerindeki başarı sırası barajının 240 bin olmasının uygun olduğu belirtildi.

“Uygulama daha nitelikli öğrenci alımını amaçlıyor”

Raporu hazırlayan kurulda yer alan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi/Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Atilla Eriş, Mühendislik fakültelerine girişte başarı sıralaması şartını İdeal Eğitim için değerlendirdi.

“Temel olarak, Yükseköğretim Kurulu’nun Tıp ve Hukuk Fakültelerinden sonra Mühendislik Fakültelerine de girişte taban puanı uygulaması getirmek istemesi bu fakültelere daha nitelikli öğrenci alınmasını amaçlamaktadır” diyen Prof. Dr. Eriş, buradaki yaklaşımın tamamen olumsuz, gereksiz veya yanlış olduğunu söylemenin haksızlık olacağını belirtti. Akademik olarak neyin daha doğru olduğunun belirtilmesi gerektiğine dikkat çeken Eriş, “Bu noktadan hareket edilirse, YÖK’ün burada mevcut şartlar içerisinde eğitim-öğretim kalitesinin artırılmasına dönük bir yaklaşım ortaya koymaya çalıştığı anlaşılmaktadır” dedi.

“Bir kaç saatlik bir test sınavı sonucu ile belirlenecek puanların öğrencinin gerçek bilgi birikimini ve ortaöğretimde kazanılması gereken alt yapıyı ne kadar ölçeceği ve bunun ne kadar güvenilir olduğu hala tartışmalıdır” diye konuşan Eriş, şu ifadeleri kullandı: Öte yandan, toplumda ister istemez tıp, hukuk ve mühendislik alanları önemli de, diğer meslek alanları önemsiz mi gibi bir soru da akla gelebilir. Dolayısıyla, burada esas olan ortaöğretimi tamamlayan öğrencilerin üniversitede öğrenimleri için gerekli bilgi ve donanıma sahip olup olmadıklarıdır. Yani, ortaöğretimden yükseköğretime geçişte öğrencilerin üniversite öğrenimlerine başlayacakları düzeyde yeterlilikleri kazanmış olmaları gerekir.”

Eriş, “Girdinin kontrol edilmesi ile çıktının kalitesi her zaman olumlu olarak değişmez” hususuna dikkat çekti ve “Yüksek puan ile öğrenci alınması, o öğrencilerin girdikleri her yükseköğretim kurumundan aynı akademik düzeyde mezun olmalarının beklenemeyeceği veya her üniversitede o alandaki akademik eğitim-öğretimin aynı düzeyde olamayacağıdır. Zira, bu konular akademik içerikli fiziksel koşullar ile büyük ölçüde öğretim elemanlarının akademik donanımına da bağlıdır.  Bir sınıfta ne kadar kaliteli ve yüksek puanlı öğrenci olursa olsun; eğer o kurumda eğitim-öğretim gereken standartlarda ve akreditasyon koşullarında gerçekleştirilemiyorsa; yine, mezunların beklenen akademik kaliteye sahip olarak mezun olmaları mümkün olamaz.  Gerçek anlamda, yükseköğretimin kaliteli mezunlar vermesi isteniyorsa, öncelikle ilk ve ortaöğretimde öğrencilerin kaliteli eğitim-öğretim sürecinden geçmeleri ve yetiştirilmeleridir. Bunun ilk temel şartı ise, o öğrencileri yetiştirecek öğretmenlerin de kaliteli akademik performansa sahip olmalarıdır” dedi.

Mühendislik fakültelerine başarı sıralaması uygulamasının ne tür sonuçlar doğuracağını sorduğumuz Eriş, “Mühendislik fakülteleri için henüz daha yeni başlayacak olan bu uygulamanın sonuçlarının olumlu ya da olumsuz olacağını şimdiden söylemek mümkün değildir; keza böyle bir spekülasyon yapılmasını da doğru bulmam. Ancak, yükseköğretimde gerçek anlamda kaliteli mezunlara ulaşmak için yukarıda açıkladığım gibi, eğitim-öğretim bütünlüğünün ilk ve ortaöğretimden başlaması ve yükseköğretime uzayan sürecin her aşamasında akademik kalitenin her boyutu ile aranması gereği ve zorunluluğudur” şeklinde cevap verdi.

Akademik kalite yükseltilmeli

İstenen standartta akademik kaliteye sahip yükseköğretim mezunlarını yetiştirebilmek için akademik kalite standartlarına sahip öğretim elemanlarının varlığının önemini vurgulayan Eriş, öğretim elemanlarının yetiştirilmesinin en önemli konulardan biri olduğunu söyledi. Eriş, “Halen uygulanan sistemde alınan akademik unvanların her üniversitede geçerli olması tartışılmalıdır. Özellikle üniversitelerin verdikleri akademik unvanların o üniversite için geçerli olması; bir diğer üniversiteye gidecek olan kişinin o üniversitenin şartlarına göre akademik donanımını ortaya koyması beklenmelidir” ifadelerini kullandı.

Mezunların profesyonel ölçekte mesleklerini yapabilmeleri için bazı standartlara sahip olması gerektiğini belirten Eriş, mezunların bağımsız kuruluşlar tarafından düzenlenen sınavlardan geçmeleri konusunun da gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.

 

Yorum yap