Üniversitelerin Think-tank’leri

25 Ocak 2016

Üniversitelerin araştırma merkezlerinin pek çoğu birer Think-tank gibi çalışıyor. Ekonomik, sosyal ve siyasal konularda araştırmalar yapan kuruluşlar ülke ve dünya meselelerine önemli bakış açıları kazandırıyor.

Think-tank yani doğrudan tercümesiyle düşünce tankı… Batıda özellikle siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda karar mercilerine politika önerileri geliştiren ve bu alanlarda kamuoyunu bilgilendirici araştırmalar yapan kurumlar için kullanılan bir kavram… Batıda genellikle kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından yürütülen bu faaliyetler ülkemizde siyasi kuruluşlar ve devletin uzantısı olarak veya üniversiteler tarafından yürütülüyor. Vakıf üniversiteleri ise bu alanda son dönemde öne çıkan think-tank’leri bünyelerinde geliştirmiş durumdalar. Her biri farklı konularda uzmanlaşan ve kamuoyunda etkili olma noktasına gelen bu kuruluşlardan öne çıkanlarını bu sayımızda tanıyalım.

Piyasaya gerekli rekabet gücünü kazandırıyor

TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF), Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Sabancı Üniversitesi ortak girişimleri ile Mart 2003 yılında kuruldu. Genel olarak küreselleşme, özel olarak da Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecinde uluslararası piyasalarda Türk özel sektörünün kalıcı bir pazar payı elde edebilmesi için gerekli rekabet gücü, inovasyon, teknoloji yönetimi ve kıyaslama alanında çalışmalarını yürütüyor.

Forum, rekabet konulu araştırmalar, uluslararası seviyeleme ve en iyi uygulamaları belirleme çalışmaları yaptırıyor ve bu araştırmaları yapan grubun içinde yer alıyor. Araştırma faaliyetlerinin sonuçlarını yayınlayarak, bu sonuçların ulusal ve uluslararası düzeyde etkinliği sağlanıyor. Bilgi üretimini, yayılımını ve paylaşımını sağlamak için çalıştaylar, seminerler, konferanslar ve paneller düzenleniyor ve bunların sonuçları kamuoyuyla paylaşılıyor.

Forum tarafından organize edilen web sitesinin rekabet konusunda bir bilgi merkezi olmasını ve konu ile ilgili tüm tarafları bir araya getirici rol oynamasını hedefleniyor.

Meslek örgütleri ve diğer ilgili sivil toplum kuruluşları ile sürekli temas halinde olarak rekabet konusunu onların da gündemlerinde öncelikli bir konuma getirilmesi amaçlıyor.

Özyeğin finans profesyonellerine eğitim veriyor

Özyeğin Üniversitesi bünyesinde kurulan Finans Mühendisliği Merkezi (FMM) matematik, finans ve bilişim alanları üzerine uluslararası dergilerde yayınlanacak akademik araştırmalar gerçekleştiriyor ve finans mühendisliği alanında bankacılık sektöründe karşılaşılan karmaşık problemlere pratik çözümler üretiyor. Merkezin faaliyetleri arasında, piyasa profesyonellerini eğitme amaçlı kısa sertifika programları düzenleniyor ve ilgili lisans, yüksek lisans ve doktora programlarına destek veriliyor.

Teori ve pratiği birleştiren FMM, akademik araştırmaların uygulamalarını sektörel çözümler haline getiriyor ve bu uygulamalarla sektörde akademik bir altyapı güvencesi sağlıyor. Finans mühendisliği alanında endüstrinin ihtiyaçlarının neler olduğunu üniversite ve öğrencilerine, merkezin ürettiği çözümleri de üniversiteden endüstriye taşıyarak çift yönlü bir etkileşimin kurulması vizyonuyla hareket ediyor. Buna paralel olarak bankalar, kamu kuruluşları, fon yönetim, bireysel emeklilik ve sigorta şirketleri ile FMM arasında stratejik ortaklıklar gerçekleştiriliyor.

Kurumsallaşmış bir yapıyla göç araştırmalarını yürütüyor

2004 yılında Koç Üniversitesi ve Nüfus Göç ve Çevre Vakfı’nın (BMU) işbirliği ile kurulan Koç Üniversitesi Göç Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (MiReKoc) Türkiye’de yapılan göç araştırmalarını geliştiriyor. Bugün MiReKoc Türkiye ve dışında gerçekleşen ve Türkiye’yi ilgilendiren göç araştırmaları için kurumsallaşmış bir araştırma merkezi olarak etkinliklerini sürdürüyor.

Ulusal ve uluslararası ağları geliştirmeye çalışan Mirekoç, araştırma projelerine fon sağlamak, proje raporlarını paylaşmak, uluslararası konferanslar, çalıştaylar, seminerler ve eğitimler düzenliyor. Düzenlediği seminerlerle, göç alanında çalışan araştırmacı ve uzmanları bir araya geliyor.

Araştırmalara fon sağlayan bir programdan, ulusal ve uluslararası bilim çevrelerince tanınan etkin bir araştırma merkezine dönüşen MiReKoc, akademisyenlerin, bürokratların, siyaset yapıcıların ve sivil toplum örgütlerinin katıldığı uluslararası konferans, çalıştay ve seminerler de düzenliyor. Türkiye’deki göç tartışmalarıyla uluslararası alanda gerçekleşen tartışma ve araştırmaları yakınlaştırmayı amaçlayan MiReKoc, göç alanında çalışan akademisyenleri, sivil toplum kuruluşları ve siyaset yapıcılar arasında yeni işbirliği alanları oluşturarak, var olan ve gerçekleşecek olan yeni araştırmalar üzerinden etkin bir diyalog süreci başlatıyor.

Türkiye’deki göç alanında gerçekleştirilecek araştırma kapasitesini geliştirme; yeni araştırma alanları yaratma ve bu alanlarda çalışan araştırmacılar arasında işbirliğini desteklemeyi amaçlayan MiReKoc, Türkiye’de gerçekleştirilen göç araştırmalarını, yerel ve küresel boyutta yürütülen diğer çalışmalarla birlikte değerlendiriyor. Türkiye’deki göç tartışmalarında, Avrupa, Asya ve Afrika gibi komşu bölgeleri kapsayan “yakın çevreyi” de inceliyor ve göç alanında çalışan araştırmacıların araştırmaları sırasında oluşabilecek işbirliğine katkıda bulunuyor.

MiReKoc dünden bugüne gerçekleştirdiği etkinlikleriyle üretilen bilgiyi ve farklı anlayışları paylaşarak etkin bir diyalog platformu oluşturuyor. Göç alanında farklı bağlamlarda ve farklı alanlarda gelişen araştırma gündemini tartışmak için uluslararası konferanslar, çalıştaylar, ve seminerler düzenleyen MiReKoc, bilimsel bilginin daha geniş bir akademik çevre, STK’lar, merkezi ve yerel hükümet yetkilileri ile paylaşılacağı uluslararası bir ortam oluşturuyor.

Afrika ülkeleriyle ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunuyor

İstanbul Aydın Üniversitesi, Afrika Uygulama ve Araştırma Merkezi (AFRİKAM), faaliyetlerine 2013 yılından beri faaliyetlerine devam ediyor. Afrika’nın siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısı, dünya siyasetindeki yeri ve Türkiye-Afrika ilişkileri konularında derinlemesine çalışmalar yapan AFRİKAM, Afrika ile ilgili ulusal ve uluslararası bilgi birikimine katkıda bulunuyor.

İlgili kamu ve özel sektör kuruluşları, akademi camiası ve sivil toplum örgütleri ile network ve işbirlikleri kuran AFRİKAM, Afrika ülkeleriyle ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunuyor. Türkiye-Afrika ilişkileri üzerine siyasi, ekonomik, tarihi ve kültürel çalışma ve araştırmalar yapılmasını destekliyor ve Türkiye’nin Afrika’nın geleceğinde oynayabileceği role katkı sağlıyor.

Türkiye’deki akademik, bürokrasi ve iş çevrelerinin 21 yüzyılın ‘yükselen Afrika’sı hakkında daha fazla bilgi edinme isteğini karşılamayı misyon edinen AFAM, Türkiye’de “Afrika imajı”nın tartışılmasını teşvik ediyor ve kıtaya ilişkin daha derin bir anlayış ve kavrayış geliştirilmesini sağlıyor.

AFRİKAM ayrıca İstanbul Aydın Üniversitesi’nin gelişmiş teknolojik altyapısından yararlanarak gerçekleştirilecek ortak araştırma projeleri düzenliyor. Hem akademiyi hem de genel kamuoyunu ilgilendiren konularda düzenlenen seminerler, konferans ve çalıştaylar vasıtasıyla Türk ve Afrikalı araştırmacı ve öğrenciler arasında akademik ve kültürel alışverişi teşvik ediyor.

Bilimsel metodolojiyle politika önerileri sunuyor

Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), Türkiye’de köklü bir bilimsel araştırma geleneğini yerleştirmek misyonuyla hareket ediyor. Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde yer alan BETAM, yurt içinde ve yurt dışında kabul gören ve başvurulan bir araştırma platformları arasında yer alıyor.

Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının araştırılması için gerekli akademik ortamı; kaynak, teknoloji ve insan kaynakları altyapısını oluşturan BETAM, bilimsel metodolojiyle uygulamalı araştırmalar yapıyor ve bu araştırmalara dayanarak farklı politika önerileri geliştiriyor. Toplumun, sosyal ve ekonomik refah düzeyinin yükseltilmesi için yapılan araştırmalar ve yayımlanan raporlar, Türkiye’deki ve yurtdışındaki üniversitelere, araştırma merkezlerine, akademisyenlere ve kamuoyuna açık bir şekilde konumlanıyor.

İki ana birimden oluşan BETAM, Ekonomik Araştırmalar başlığı altında Türkiye’de ve dünyada iktisat politikalarının araştırılması ve politika önerileri üzerine; Toplumsal Araştırmalar başlığı altında ise Türk toplumunun kültürel, sosyal ve siyasal yapısı ve uluslararası ilişkileri üzerine çalışıyor.

Sürdürülebilir barış üzerine çalışıyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde kurulan Küresel Sorunlar Platformu; insan hakları, sürdürülebilir barış, demokrasi ve refahın arttırılması doğrultusunda çalışıyor ve demokrasilerin olmazsa olmazı olan, düşünce kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyor. Platform, Türkiye’de ve dünyada vuku bulan sorunların çözüm süreçlerine katkı sağlıyor.

Platform; karar vericilerin, akademik çevrelerin, medyanın ve iş dünyasının referans aldığı bir düşünce kuruluşu olma özelliğini taşıyor. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu, Asya – Pasifik, Kafkaslar – Orta Asya ve Afrika bölgelerinin siyasi, kültürel ve ekonomik gelişmelerini takip ediyor ve yaptığı çalışmaları kamuoyu, akademik çevreler ve karar vericiler ile paylaşıyor.

Küresel Sorunlar Platformu, danışma kurulu üyeleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi akademisyenleri, diğer akademik ve ekonomik çevrelerin katkılarıyla bölgesel ve küresel sorunlara yönelik çalışmalar yürütüyor.

Yaptığı çalışmaları kamuoyu ve karar vericiler ile paylaşarak konuya dair farkındalık yaratan Platform, insan hakları, sürdürülebilir barış, demokrasi ve refahın arttırılması doğrultusunda bölgesel ve küresel sorunlara çözüm önerileri üretiyor.

Çalışmalarına gönüllü öğrencilerini dâhil ederek, yapılan çalışmaların üniversiteler tabanına da yayılmasını sağlıyor. İnsan hakları, sürdürülebilir barış, demokrasi ve refahın arttırılması prensipleri doğrultusunda uzman kadro adaylarının yetiştirilmesine katkıda buluyor.

Uluslararası alanda geleceğin şekillenmesini ve Türkiye bazlı düşüncelerin hâkim olmasını sağlıyor.

Uygulanabilir politikalar üretmeye odaklanıyor

2004 yılında Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylık sürecinden yaşanan gelişmeler ışığında Avrupa Çalışmaları Merkezi adıyla kurulan, Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (CIES), Eylül 2010 yılı itibarıyla çalışma ve araştırma alanlarını genişletti. Uygulanabilir politikalar üretmeye odaklı çalışma yürüten ve Türkiye’nin dâhil olduğu çevre coğrafyada meydana gelen tüm gelişmeleri araştırma alanına dahil eden Merkez, araştırma yelpazesini genişletiyor.

Merkezin araştırma konuları arasında AB kurumları ve izledikleri politikalar (genişleme politikası, komşuluk politikası, güvenlik ve savunma politikaları vs.) başı çekerken, Karadeniz, Akdeniz, Güneydoğu Avrupa’da meydana gelen bölgesel gelişmeler ile, Türkiye-Yunanistan İlişkileri gibi spesifik konular, ayrıca bölgesel işbirliği, küresel yönetişim, güvenlik gibi daha geniş konu başlıkları da çalışma ve araştırma yelpazesine bulunuyor.

Merkez’in hedeflerini gerçekleştirmek için; finansman sağlamak ve uzun vadede bunu devam ettirebilmek açısından sürdürülebilir projelerin geliştiriyor. Genç profesyoneller, lisans ve lisansüstü öğrenciler ve uzmanlar için eğitim seminerleri ve aynı zamanda Merkez’in ilgi alanına giren öncelikli konularda deneyimini arttırmak için araştırma projelerinin düzenlenmesi bu kapsamda değerlendiriliyor.

Uluslararası İlişkiler Bölümü ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi gibi üniversitenin ilgili fakülte ve bölümlerle arasındaki etkileşimin arttırılmasını hedefleyen CIES, Türkiye’deki diğer üniversitelerin ilgili araştırma merkezleri ve fakülte bölümleriyle ortak araştırma projeleri, seminerler ve konferansların düzenleniyor.

Merkez’in uluslararası görünürlüğünü ve itibarını arttırmak amacıyla, uluslararası işbirliğini güçlendiren benzer araştırma merkezleri, üniversiteler ve akademisyenler araştırılıyor. Bu kapsamda ortak araştırma projeleri, proje önerileri ve toplantıları organize ediliyor.

Kaliteli eğitim için politika üretiyor

2103 yılında “Herkes için kaliteli eğitim” hedefi ile Sabancı Üniversitesi bünyesinde hayata geçen Eğitim Reformu Girişimi, Türkiye’de toplumsal ve ekonomik gelişmeyi sağlayacak eğitim reformu politikaları geliştiriyor. Bu yolda farklı paydaşları bir araya getirerek, katılımcı fikir üretim süreçlerinin oluşmasına destek veren ERG; araştırma, savunu ve eğitim alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’de eğitim politikası üzerine düşünen, soru soran, sorunları tanımlayan ve çözüm seçenekleri geliştiren sınırlı sayıdaki girişimden biri olan ERG, çalışmalarına 12 yıldır devam ediyor.

ERG, kız ve erkek tüm çocukların hakları olan kaliteli eğitime ulaşmalarının Türkiye’nin en önemli hedefi olduğunu savunuyor. Kaliteli eğitimin, potansiyellerini gerçekleştirmiş aktif bireylerden oluşan demokratik bir toplumu ve sürdürülebilir gelişmeyi hedefleyen Türkiye’yi geleceğe taşımanın tek yolu olduğuna inanıyor.

Katılımcı, saydam ve verilere dayalı politika oluşturma süreçlerinin Türkiye için önemini vurgulayan ERG, birçok paydaşın bu süreçlere katılmasına aracı oluyor ve Türkiye’de ciddi bir bilgi ve deneyim birikimini harekete geçiriyor. ERG’nin yürüttüğü araştırma, savunu ve eğitim çalışmalarında, akademi, okullar, özel sektör ve sivil toplumdan temsilciler bir araya gelerek yeni bir politika kültürünün gelişimine ortak oluyor.

Eğitim politikalarına katkıda bulunurken akılcı ve yapıcı bir yaklaşımı benimseyen ERG, Türkiye’de ve uluslararası platformlarda ülkemizin eğitime ilişkin sorunları gündeme geldiğinde uzmanlığına, önerilerine ve işbirliğine başvurulan bir kurum olma özelliğini taşıyor.

Yayımladığı raporları, Dünya Bankası Eğitim Politikaları Uzmanları ve OECD, PISA analistleri tarafından referans gösterilen ERG, Pennsylvania Üniversitesi Think Tank’ler ve Sivil Toplum Programı 2013 Global Go To Think Tank Endeksi’nde tüm dünyadaki düşünce kuruluşları arasında “En İyi Eğitim Politikası” kategorisinde ilk 50’de, 2014 yılında da “En İyi Eğitim Politikası Düşünce Kuruluşları” sıralamasında ilk 45′te yer aldı.

Bireylerin yetkinliğini artırıyor

DÜPA (Düşünce ve Proje Üretim Akademisi), İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bilgi birikimi ve tecrübesini, imkân ve kaynaklarını, ilgili birimlerle koordineli şekilde, bireylerin yetkinliğini artırmaya, şirketlerinin rekabet gücünü yükseltmeye, kamu kuruluşlarının işlevlerini güncellemeye odaklanarak değerlendiriyor ve paylaşıyor.

Türkiye’nin “G20 2015” dönem başkanlığı süresince Düşünce 20 (T20)’nin organizasyon ve koordinasyon görevi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yürütüldü. Üniversitemiz bünyesinde kurulmuş olan Düşünce ve Proje Üretim Akademisi (DÜPA); TEPAV tarafından oluşturulan “T20 Ulusal Danışma Kurulu”nun üyeleri arasında yer alıyor.

Yorum yap