Vakıf yükseköğretim kurumlarına yeni yönetmelik

25 Ocak 2016

Üniversitelerin gündemi de en az ülke gündemi kadar hareketli. İdeal Eğitim Dergimizin bir önceki sayısını sizlerle buluşturduğumuz Ekim ayında üniversiteler olarak daha eğitim-öğretim yılına yeni başladığımız için yerleştirme oranlarını konuşuyorduk. Kasım ayında gündemimiz Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan çok temel değişikliklerle birden değişti. Değişiklikler bir taraftan vakıf üniversitelerinin daha iyi bir işleyişe kavuşması için daha önce atlanmış ve yönetmeliklere yansımamış düzenlemeler getirirken bir taraftan da kazanımlarımızdan önemli ölçüde kayıplara neden olabilecek değişiklikleri bize dayatıyordu.

Yeni yönetmelikte belirtilen hususların yerine getirilmemesi halinde, eylemlerinin ağırlık derecesine göre; yol gösterici, düzeltici, kısıtlayıcı veya faaliyet iznini kaldırıcı nitelikte olmak üzere uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması yaptırımları uygulanabilecek artık. Bu düzenleme ile yenilenen yönetmelik üniversitelerin tepesinde Demokles’in Kılıcı misali sallanacak artık.

Biz özellikle son yıllarda vakıf üniversitelerinin devlet üniversiteleri ile arasındaki yapı ve işleyiş farklılıklarını ortaya koyarak vakıf üniversiteleri için daha gelişime açık bir yönetmelik hazırlanmasını önerirken bu yönetmenlik maalesef bizi devlet üniversiteleri ile aynı kalıba koymuş durumdadır. Denetim ile ilgili maddeye ‘akademik, idari, mali ve ekonomik’ konularda ibaresi eklenmiştir. Bu ibare yeni bir husus olmayıp daha önce 2547 sayılı kanunun 10 no’lu ek maddesinde de benzer şekilde yer almaktaydı. Bu ifadelerin yönetmelik taslağında da yer bulması vakıf üniversitelerinin akademik, idari, mali ve ekonomik sorumluluklarının devlet üniversitelerinden farklı olmasına rağmen aynı denetim mekanizmasına tabi tutulması çelişkisini tekrar gündeme getiriyor.

Bizim en çok üzüldüğümüz nokta ise bu yönetmelik değişikliğinin vakıf üniversiteleri olarak itirazlarımızı ortaya koymamıza rağmen hızla gerçekleşmesi olmuştur. İçinde bulunduğumuz süreçte bu değişiklikle ilgili daha kapsamlı değerlendirmeleri ilgili kurumlarla sürdürmeye devam ettik. Temennimiz bu düzenlemelerin; Türkiye’de yüksek öğretimin kalite çıtasını yükseltmeye çalışan vakıf yüksek öğretim kurumlarının işleyişini aksatacak şekilde bir kullanılmaması yönündedir.

Daha pozitif gündemleri paylaşmak dileğiyle…

Yorum yap