Özel okula giden öğrenci sayısı yüzde 47 arttı

15 Nisan 2016

Özel okula giden toplam öğrenci sayısı geçen yıla göre yüzde 47 arttı. Bu artışla özel okula giden mevcut öğrenci sayısı 1 milyon 150 bin oldu.

Özel okula ilk kez başlayan 248 bin öğrenciyle, devlet okullarındaki 8 bin 500 derslik boşaldı ve 13 bin öğretmen ihtiyacının ortadan kalktı. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, son verilerle ilgili şu bilgileri verdi:

“2014-2015 eğitim yılında, özel okullarda öğrenim gören öğrenci sayısı 778 bin oldu. Bu, Cumhuriyet tarihinin rekoruydu. 2015-2016 eğitim öğretim döneminde ise özel okula giden öğrenci sayısı, geçen yıla oranla yüzde 47 artarak 1 milyon 150 bine çıktı. Bunun içinde temel liselere giden 192 bin 600 öğrenci de var. Bu liseler 2018-2019 eğitim yılı itibarıyla kapanacak. Temel liselerdeki öğrenci sayısı dikkate alınmadığında bile özel okul öğrenci sayısı, geçen yıla göre yüzde 23 artmış oluyor. Bu eğitim döneminde özel okullaşma oranı yüzde 7.4’e ulaştı. Stratejik planda 2018-2019 eğitim yılı sonu itibarıyla özel okulların bütün okul kademelerindeki ortalamasının yüzde 12’ye çıkarılması hedeflendi, son verilerle buna yaklaştık.”

Destek miktarı, bu yıl 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacak

Geçen yıl 167 bin, bu yıl da 228 bin öğrenci olmak üzere 400 bin öğrenciye teşvik verildiğini söyleyen Yelkenci, “Teşvik kapsamında dönem sonu itibarıyla kurumlara ödenen rakam 1 milyar 213 bin lira olacak. Teşvik kullanan 400 bin öğrenciden geçen yıl 100 bini, bu yıl da 148 bini olmak üzere 248 bini ilk kez özel okula gitti. Teşvikin yüzde 81’i, geliri 1000 ila 4 bin 500 lira olan ailelerin çocuklarına verildi. Öte yandan özel rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitimi alan engelli bireyler için verilen teşvik ve destek miktarı, bu yıl 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacak” ifadelerini kullandı.

Yelkenci, Rum, Ermeni ve Süryani kökenli vatandaşlara yönelik açılan okullara kolaylık getirildiğini belirtti. Yelkenci, “Özellikle Bakırköy’de açılan Süryani Okulu 85 yıl; Gökçeada’da Rumlar tarafından açılan ilkokul, ortaokul ve lise de 62 yıl sonra yaşanan bir ilk. Azınlık okullarına, yönetici atamaları ve Türkçe ile Türkçe kültür dersi öğretmen atamaları konusunda bazı kolaylıklar sağladık. Bu okulları da teşvik kapsamına aldık” diye konuştu.

Engelli bireylere verilen destek artacak    

Yelkenci, Genel Müdürlüğün eğitim kurumlarının çeşitliliği noktasında da farklı bir yönü bulunduğunu, kurum sayısının 21 bin 732 olduğunu söyledi. Bu kurumlar arasında yer alan rehabilitasyon merkezlerinde, dernekler ve sektörle sıkı işbirliği içinde çalıştıklarını dile getirdi ve ayrıca bir çalışma grubu oluşturduklarını ifade etti. Son 2 yıllık dönemde sektörün sorunlarının yüzde 80′ini çözdüklerini belirtti. Bu oranın, sektör temsilcileri tarafından dile getirilen oran olduğunu aktaran Yelkenci, kalan yüzde 20′nin çözümüyle ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Özel rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitimi alan engelli bireyler için verilen teşvik ve destek miktarının bu yıl 1 milyar 965 milyon liraya ulaşacağını belirten Yelkenci, bu oranın, devletin alanı önemsediğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Yelkenci, 28-30 Kasım 2014′te Antalya’da ‘Bireyden İnsana’ sloganıyla toplanan ‘21. Yüzyılda Bir Eğitim Felsefesi Oluşturmak ve Özel Okullar’ temalı 1. Eğitim Kongresi’ni düzenlediklerini ve kongredeki 45 bildirinin bir kitapta toplandığını hatırlattı. Kitabın 3 bin basılarak üniversitelerin eğitim fakültelerine, akademisyenlere, ülke genelindeki tüm kütüphanelere ve diğer ilgililere gönderildiğini belirten Yelkenci, eğitim felsefesi temalı kongrenin kitabının araştırmacılar için kaynak olacağına dikkat çekti.

2015-2016 eğitim yılı öncesinde Eğitim Reformu Girişimi (ERG), geçen eğitim yılını değerlendirdiği Eğitim İzleme Raporu ise özel okulları tercih eden öğrenci sayısındaki artışa rağmen, eğitimdeki nitelik sorununun devam ettiğine dikkat çekti.

Okullaşma oranlarına bakmak yeterli değil

ERG Direktör Vekili Işık Tüzün, “Eğitime erişimi halen sadece okullulaşma oranları üzerinden tartışmak zorunda bırakılıyoruz. Politikalar halen en dezavantajlı grupları önceliklendirmiyor ve bölgesel eşitsizlikler giderilemiyor; öğretmen niteliğine ve dolayısıyla eğitimin kalitesine gereken önem verilmiyor” diye konuştu.

Okulöncesi eğitimde özel okullar artıyor

Rapora göre; okulöncesi eğitimde ve ortaöğretimde özel okullara giden öğrenci sayısının artıyor. Özel okulöncesi kurumlardaki öğrenci sayısı da bir yılda yüzde 26 artarken, devlet anaokullarında bu artış yüzde 7’de kaldı.

Ortaöğretimde özel okullara giden öğrenci sayısı yüzde 17, mesleki ve teknik özel kurumlarda ise yüzde 35 artış gösterdi. Özel ilkokullarda öğrenci sayısı 2013 yılına oranla yüzde 10, ortaokul düzeyinde yüzde 15 oranında arttı. Raporda giderek daha fazla ailenin özel okula yönelmesinde eğitim sistemine olan güvenin azalması ve özel okulların daha nitelikli bir eğitim sunabileceği anlayışının etkili olabileceği bildirildi.

2014-2015 eğitim öğretim yılında 250 bin öğrenci için yıllık 2 bin 500-3 bin 500 TL arasında destek verildiği hatırlatıldı. TÜİK verilerine göre ise, özel ilköğretim okulu ücretlerinin ortalama 13 bin 219 olduğu belirtildi. Bu uygulamanın dezavantajlı kesimin özel okula gitmesini kolaylaştırmadığı vurgulandı.

“Artışı son derece olumlu buluyoruz”

Özel okula giden öğrenci sayısındaki artışı ERA Kolejleri Kurumsal İletişim ve Marka Direktörü Gülçin Aşkın Çetin ile değerlendirdik. Çetin, “ERA Kolejleri olarak Türkiye’de özel eğitim kurumlarına yönelik ilginin arttığını görüyoruz ve bu artışı ve devletimizin desteğini son derece olumlu buluyoruz” dedi.

ERA Kolejleri 3 yıl önce 40 yılı aşkın bir deneyimle özel okullar arasındaki yerini aldı. Bu süreçte, daima daha iyi bir eğitim modeli olabileceğine inanıldı ve bu modeli oluşturmak için harekete geçildi. Bugün İstanbul’da 10 kampüs ve Bursa Nilüfer’de 40 milyon liralık büyük bir yatırımla açılan Türkiye’nin ilk olimpik parka sahip kampüsü ile 6100 kişilik öğrenci kapasitesine ulaşıldı.

5G eğitim modeli uyguluyor

Çetin, “Anne babaların en değerli varlıkları olan çocukları için olabilecek en iyi eğitimi sağlamak istemeleri hem doğaldır hem de Türkiye’nin geleceği açısından oldukça önemlidir. Z kuşağı olarak adlandırılan ve önceki kuşaklardan oldukça farklı olan yeni jenerasyon üyesi çocuklarımız, gerçekten yüksek teknolojiye sahip akıllı okullarda okumayı, dünya vatandaşı olmanın gerektirdiği değerlerle yetişmeyi ve fiziksel, zihinsel, psikolojik, sosyal ve akademik yönlerden dört dörtlük bir eğitim almayı hak ediyor” dedi ve şöyle konuştu: “Bizim kurumlarımızda 5G Eğitim Modeli olarak uyguladığımız özgün konseptimiz de fiziksel, zihinsel, sosyal, psikolojik ve akademik yönlerden yani 5 yönden bütünsel bir eğitim; tüm eğitim basamaklarında uygulanmaktadır.”

“İyi eğitim geniş kitlelere yayılıyor”

Çetin, Özel okullara verilen desteğin en iyiyi yapmaya çalışan kurumları teşvik ettiğini ve ailelerin kendileri için hayattaki en büyük görev olarak gördükleri, “Çocuklarını yarınlara en iyi şekilde hazırlama” görevini yerine getirmeleri için onlara destek verdiğini söyledi. Çetin, “Devletin eğitim gibi, geleceğimizi ilgilendiren çok çok önemli bir konuda destekleyici tutumunu yapıcı buluyoruz. Ancak bu sektörü desteklemenin çok ötesinde, geleceğe iyi hazırlanmakla, iyi bir eğitim hakkını geniş kitlelere yayabilmekle ilgili bir konudur ve olumlu geri dönüşleri alabilmek açısından en rasyonel olanıdır.”

Artışın devam edeceğini öngörüyor

Özel okulların tercih edilmesi, devlet okullarında ne gibi şartlar sunulduğu, özel okulların bu duruma ne kadar büyük katkı yaptığı ile ilgili bir konu olduğu kadar ailelerin gelir seviyesi ile de ilgili bir konu olduğuna dikkat çeken Çetin, “Düşünün ki, giderek karmaşıklaşan bir dünyaya pırıl pırıl çocuklar yetiştiriyoruz. Bu çocukların, bedensel sağlıkları, çevrelerindeki diğer insanlara karşı sevecen olmaları, problem çözebilmeleri, duygusal olarak güçlü ve mutlu hissetmeleri, ülkelerini sevmeleri, Türkiye’nin değerlerini tanıyarak yetişmeleri, sanattan anlamaları, lisan bilmeleri, bilgi ve teknoloji konusunda son derece donanımlı olmaları gerçekten çok önemli… Özel okullar, bütün bu beklentileri karşılamak gibi önemli bir göreve talip. Dolayısıyla biz bu artışın önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Oransal olarak ifade etmek gerekirse, yakın gelecekte özel okulların devlet okullarına oranı, yüzde 10’lara çıkacaktır. Bu da hala eğitimde iddialı ülkelerle karşılaştırıldığında ülke olarak gidecek çok yolumuz olduğunu ifade eder” şeklinde konuştu.

Özel eğitimin payının daha da artacağını vurgulayan Çetin, yeni kampüs yatırımlarını anlattı: “Sonuç olarak biz ERA Kolejleri’nde özel eğitimin payının artacağına ve kendi eğitim kalitemizin tercih edildiğine olan güvenimiz ile önümüzdeki yıl için İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir’de yeni kampüsler açmayı hedefliyoruz. Bu da içinde yer aldığımız eğitim sektörüne olan güçlü güvenimizi somut olarak göstermektedir.”

“Bu artışın ortaöğretim kurumlarına ve eğitim sistemine yansımalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz” diye sorduğumuz Çetin, şu değerlendirmelerde bulundu: “Rekabeti her zaman olumlu gören bir anlayışa sahibiz. Ek olarak, Türkiye’de eğitimin inovasyona ihtiyacı olduğuna inanarak, kuruluşumuz öncesi dünyada var olan en ileri eğitim ve ölçme değerlendirme, zihin haritalama gibi tekniklerle ülkemizin ihtiyaçlarını bir araya getirerek, yepyeni ve bütünsel bir eğitim anlayışı oluşturarak kapılarını açmış idealist bir kurumuz. Bu anlamda iddialıyız. Sektöre çok farklı, çocukları her yönden geliştiren, heyecan verici bütünsel yeni bir yaklaşım getirmenin güveniyle teker teker kendilerini daha da geliştiren kurumların, ülkemizde eğitimin genel seviyesini yükselteceğine olan inancımız tam. Genç ve inovatif bir kurum olmanın yanı sıra sektörde yarım asra yakın bir eğitim deneyimine sahip olan kurucu kadromuz, ERA’nın farkını oluşturan görünmez güçtür. Bu deneyimi, her an gelişime açık tavrımız ile birleştirerek, düzenli eğitimlerle tüm ekibimize de aktarmaktayız. Bugün 600 kişilik işini çok seven bir eğitim kadrosuna sahip olmak, eğitimdeki rekabette bize büyük bir güç vermektedir. Diğer kurumlar açısından da bakarsak, herkesin önünde iyi eğitim veren, mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirebilen kurumlar olması, bunun nasıl yapıldığını görüp anlamak ve uygulamak açısından ülkemizin her tarafına yansıyacak olumlu bir ivme yaratır.”

Yorum yap