Üniversitelerde ihtisaslaşma dönemi

15 Nisan 2016

YÖK tarafından yapılan düzenlemeye göre üniversiteler iyi oldukları alanda ihtisaslaşacak. Düzenleme 2006 yılından sonra kurulan üniversiteleri kapsayacak.

Üniversiteler iyi oldukları alanda ihtisaslaşacak ve edindikleri misyona göre bir alanda daha fazla öne çıkarak eğitim faaliyeti yürütecek. Bu kapsamda üniversitelere çeşitli destekler sağlanacak.

YÖK ve Kalkınma Bakanlığı işbirliğiyle hazırlanan eylem planı üniversitelerin bölgesel kalkınmadaki rolünü arttırmayı amaçlıyor.  Ayrıca iki kurumun ortaklaşa kurduğu komisyonda, üniversitelerin istekleri değerlendirilecek. Kalkınma Bakanlığı ile bütün üniversitelerin fiziksel büyümesi, yeni fakültelerin açılması, altyapı desteklerini etkileyecek işbirliği çalışması da yürütülüyor olacak.

Uluslararası derecelendirme sistemlerinin kriterlerinden yararlanılacak olan uygulamada, üniversiteler iyi olduğu alanı YÖK’e bildirecek. Yeni fakülteler açılırken bulundukları bölge, coğrafya, nüfus özellikleri dikkate alınacak. Örneğin, ağır sanayi fabrikalarının yoğun olduğu Karabük’teki bir üniversitenin demir çelik alanında uzmanlaşması sağlanacak. Ayrıca, araştırma merkezleri ve teknokent kurulması için teşvikler verilecek. Söz konusu çalışma bütün üniversitelere eşit bir yaklaşımla, mevcut eğitim yapısını bozmadan, kurumun alanındaki tecrübesi, altyapısı, insan kaynağı ile birlikte organize edecek.

İhtisaslaşmada lokallik esas olacak

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yeni kurulanların Boğaziçi, ODTÜ, İstanbul gibi üniversitelerimizle yarışmaları, onlarla aynı misyona sahip olmak için kendilerini zorlamaları doğru değil. Bunlar, kendi bölgelerinde kurumsallaşmasını tamamlamış, gelişmiş üniversitelerimizin o bölge için üretemeyeceği işleri başarabilirler. Araştırma sürecinde bölgeyle ilgili alanlarda ihtisaslaşabilecekler. Bu çalışmamız ‘Yeni Yükseköğretim Yasası’ kapsamında da büyük önem arz edecek. Şu an tüm üniversitelerimiz tek tip bir misyon ve yönetişim yöntemi ile tanımlanmış durumda. Yeni yasamız eşitlik, akademik ve bilimsel özgürlük, hesap verilebilirlik, kalite odaklı rekabet ilkeleri gibi esaslı gelişimi içerecek.”

Daha donanımlı kadrolar yetişecek

YÖK’ün yeni düzenlemesini Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı A. Furkan Tarhan İdeal Eğitim’e değerlendirdi.  Tarhan, “Bu çok önemli ve yerinde bir karar. Özellikle yüksek öğretimde kalitenin ve buna bağlı olarak bu alandaki çalışmaların artmasına önemli ölçüde katkı sağlayacağını düşünüyorum. Üniversitelerin ihtisaslaşması akademik anlamda kaliteyi de getirmesinin yanı sıra bu alanda yetişen akademik kadroların daha birikimli ve donanımlı olmalarına, üniversitelerin en önemli işlevi olan bilgi üretiminin artırılmasına da önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

Belli bir alanda odaklanarak eğitim veren üniversite modeli pek çok ülkede uygulanıyor. Teknolojinin gelişimi ile birlikte hız ve uzmanlık daha da önem kazanıyor. Bu hızlı gelişim süreci ile birlikte bilgiye erişimde mesleki yeterliliğin önemi daha fazla artıyor. Bu nedenle bir alana odaklanmış ve alanında uzman yetiştiren üniversiteler bu ihtiyaca cevap verecek bir eğitim sunuyor.

İhtisaslaşma sayesinde üniversitelerin verdiği eğitimin kalitesinin artacağını söyleyen Tarhan, bunun nitelikli bilgi üretimi de sağlayacağını vurguladı. Tarhan, “Üniversitelerin ihtisaslaşması, o alandaki uygulamaların artırılmasına da imkan sağlayacağından akademik anlamda donanımlı ve alandaki uygulamalara da hakim uzmanların yetişmesinde etkili olacaktır. Bu kararın ülkemizin ihtiyacı olan kaliteli ve etkin kullanımlı bilgi üretimi sağlaması, alanında uzmanlaşmış, donanımlı bilim insanı ve iş gücünün yetişmesinde önemli katkıları olacağını düşünüyorum” dedi.

Tarhan, Üsküdar Üniversitesi’nin davranış bilimleri ve sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olarak kuruluğunun altını çizdi ve şöyle devam etti: “İnsan davranışlarının temelini araştıran nöroloji, psikiyatri ve psikoloji alanında uzmanlaşan bir üniversiteyiz. Bu üç disiplini bir arada araştırıp çalışmalarımızı bu alanda yoğunlaştırdık, üniversitemizin temelini de üniversitemiz rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan tarafından kurulan NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi oluşturdu.”

Davranış bilimlerine odaklanıyor

Uyguladıkları eğitim modelinde teknolojinin vazgeçilemez olduğunu ifade eden Tarhan, bunu şöyle anlattı: “Üsküdar Üniversitesi davranış bilimleri alanındaki uzmanlığını mühendislik, iletişim ve sağlık gibi farklı alanlarla harmanladığı ve birleştirdiği tematik bir eğitim modeli ile eğitim veriyor. Uyguladığımız eğitim modelinde teknoloji vazgeçilmez. Mesleğinde uzmanlaşan kişilerin mesleği ile ilgili farklı disiplinleri de bilmesi gerekiyor. Örneğin; Psikoloji alanında çalışan bir kişinin beynin davranış üzerindeki etkisini görebilmesi için görüntüleme teknolojilerine hâkim olması gerekiyor. Beyin görüntüleme alanında eğitim alan bir mühendisin de psikolojinin temel ilkelerini bilmesi gerekiyor. Bu nedenle biz davranış bilimlerine odaklanan eğitim yaklaşımımızda davranış bilimleri odaklı multidisipliner bir eğitim modeli sunuyoruz.”

Tarhan, Bir alanda uzmanlaşma sağlanırken o alanı kapsayan diğer disiplinlerde de bilgi sahibi olunması gerektiğini belirtti ve eğitim kurumların bu konuda daha çok yatırım yapması gerektiğini söyledi.

Beyin hastalıklarına yönelik Ar-Ge

Üsküdar Üniversitesi’nin kendi alanında yatırımlar yapmaya devam ettiğini ifade eden Tarhan, “Gerek eğitimin kalitesini yükseltmek gerekse yeni bilgi oluşturmak için gelişmek için multidisipliner çalışma çok önemli. Üsküdar Üniversitesi olarak kendi alanımızla ilgili yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Eğitim alanında dünya standartlarına uygun bir altyapı için sürekli çalışıyor, kendimizi geliştiriyoruz. Örneğin; uzmanlık alanımız olan beyin hastalıklarının tedavisine yönelik ARGE çalışmalarımız hızla devam ederken bu alanda ABD’de Obama’nın başlattığı ‘Beyin İnisiyatifi’ projesine üniversite olarak dâhil olduk. Bu alanda pek çok ülke ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Bilimin gelişmesi ve globalleşme açısından ihtisaslaşmanın gelecekte olumsuz bir sonucu olacağını düşünmüyorum. Dünyada artık ihtiyaçlar ve beklentiler bu yönde” diye konuştu.

Davranış bilimleri alanındaki uzmanlığıyla, önemli bir ihtisaslaşma örneği olan Üsküdar Üniversitesi, Türkiye’de kendi alanında ilk özel dal hastanesi olan NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nde ve polikliniklerinde uygulama ortamı sunuyor.

Acıbadem Sağlık Grubu’nun yıllar içerisinde pek çok alanda kazanmış olduğu bilgi birikimini ve tecrübesini eğitim alanına aktarmak amacıyla kurulan Acıbadem Üniversitesi, Acıbadem Sağlık Grubu’nun sosyal sorumluluk projesi olarak konumlanıyor. Üstün nitelikli teknoloji kullanabilen, bilim üretebilen, yenilikçi, akademik çalışmaya yatkın ve Türkiye’yi ulusal ve uluslararası arenada en iyi şekilde temsil edecek, içinde yaşadığı toplumun sorunlarına çözüm üretebilecek, yetkin ve donanımlı bireyler kazandırmak vizyonuyla hareket ediyor.

Acıbadem Üniversitesi’nin özellikle sağlık bilimleri alanında Türkiye’nin önde gelen lider üniversitelerinden biri olması hedefiyle ilerliyor ve öğrencilerine önemli istihdam olanakları sunuyor.

Dünya standartlarında eğitim vermeyi bir ilke haline getiren Acıbadem Üniversitesi, alt yapı çalışmalarına özel bir önem veriyor. Tüm eğitim programlarında simülasyon merkezini kullanıyor ve bu merkez gerçek hastayla karşılaşmadan önce, öğrencilere çeşitli senaryolarla katkı sağlıyor.

Cerrahide robotik uygulamalar gerçekleştiriyor

Acıbadem Üniversitesi, İleri Düzey Endoskopik Robotik Cerrahi Eğitim Merkezi ve donanımlı araştırma laboratuvarları ile sağlık eğitiminde önemli bir yer tutuyor. Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, basına yansıyan görüşlerinde şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde sağlık hizmetleri geçtiğimiz 20 yıl içerisinde yapılan yatırımlar ve hekimlerimizin müthiş performansıyla önemli bir atak yaptı. Ülkemizde tıbbi sonuçların daha da ileriye gitmesi için çok iyi yetişmiş, üst düzeyde donanımlı, yeniliklere açık, ileri teknolojileri uygulayabilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına ihtiyaç duyuyoruz. Bu ihtiyacı en üst seviyede karşılamak amacıyla Acıbadem Üniversitesi Kerem Aydınlar Kampüsü’nü son derece büyük bir emek ve titizlikle kurduk. Türkiye’nin en iyi, en iddialı doktorlarını ve sağlık personelini bu çatı altında yetiştireceğiz.”

Din Bilimlerinde uluslararası uzmanlık

2010 yılında Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından kurulan İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi,  uluslararası düzeyde kaliteli bir eğitim sunuyor. Özellikle İlahiyat ve Din Bilimleri alanında önemli bir uzmanlaşmaya sahip olan üniversite, geniş kapsamlı kütüphanesiyle de önemli bir araştırma zemini sunuyor.

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi bünyesinde bulunan Kur’an-ı Kerim Araştırmaları Merkezi (KURAMER), uluslararası araştırmacıların da katkısıyla araştırmalar yapıyor. Üniversite, araştırma ve yayın konusunda ön sıralarda yer alabilmek amacıyla yakın gelecekte başka araştırma ve uygulama merkezlerinin kurulmasını planlıyor.

Türkiye’nin denizcilik ihtisas üniversitesi Piri Reis, dünya standartlarında deniz adamları ve kaptanlar yetiştiriyor. Üniversite’nin Uluslararası Breeam Akreditasyonlu Türkiye’deki ilk çevre duyarlı kampüsü İstanbul Tuzla’da yer alıyor.

Denizcilikte uzmanlaşan Piri Reis Üniversitesi, Türk deniz taşımacılığının ilerlemesi ve bu alandaki refah ve verimliliğin artması için çalışmalar yürütüyor. İhtisasını her gün biraz daha geliştiren üniversite, Gemi Brokerliği bölümünü de bünyesine katacak.

Türkiye gemi inşa sanayisinde uzmanlaştı

Piri Reis Üniversitesi geçtiğimiz yıl, 195 stajyer öğrenci, 10 öğretim üyesi ve 51 personelle denize açılmış ve seminerlerle desteklenen bir staj programı uygulamıştı. Bu programla Türkiye’deki diğer denizcilik fakülteleriyle de iletişime geçen üniversite, uzmanlığını üniversiteler arası bir boyuta taşımıştı. Bu program kapsamında konuşan Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan, “Türkiye’de denizcilikle uğraşan diğer üniversitelerle de iletişime geçtik. Bu doğrultuda 8-9 üniversiteden 46 tane öğrenciyi de hiçbir ücret almaksızın misafir ettik. 195 öğrenciyle Tuzla’dan çıktık. Şu an için 2 öğrenci ayrıldı 193 öğrencimiz var. Öğrencilerimiz 5 yıldızlı bir otel ayarındaki gemide staj yapabiliyorlar. Piri Reis’in anlam ve önemini tüm dünya fark etti. Piri Reis adı sembol olarak Türkiye ve dünya denizciliğinde bir numara olacaktır. Türkiye gemi inşa sanayisinde ve ona tamamlayıcı alanlarda çok ciddi bir uzman ülke oldu.”

 

 

 

 

Yorum yap