Öğrencilerini dinleyen kazanıyor

15 Temmuz 2016

Üniversiteler düzenli olarak anket ve saha çalışmaları yaparak öğrencilerin ilgisini ölçüyorlar. Bu sayede eksik yanlarını görerek, kendilerini iyileştirme imkanı buluyorlar.

Üniversite sayı ve kontenjanlarındaki artışla birlikte bir hizmet işletmesi olan üniversiteler arasındaki rekabet de artıyor. Bu nedenle üniversitelerde verilen öğretim hizmetinin kaliteli olması ve ihtiyaçlara cevap verebilmesi çok önemli. Öğrencilerin beklentilerini iyi anlayıp bu beklentilerini karşılayabilecek, bu beklentilerine cevap verebilecek eğitim hizmetini sağlamak gerekiyor. Eğitim-öğretim hizmetlerinde, temel ihtiyaçlar yani öğretim elemanı, derslik, kütüphane, bilgisayar olanaklarının yanı sıra öğrencilerin yemek, barınma, güvenlik gibi zorunlu ihtiyaçları ve öğrencinin sosyalleşmesi için gereken spor, sanat ve kültürel faaliyet ihtiyaçları da karşılanmalı. Eğitimin bir hizmet olması ve üniversitelerin de hizmet üreten kurumlar olması, dolayısıyla, eğitim hizmetinin müşterisi durumunda olan öğrencilerin aldıkları eğitim hizmeti ve bu hizmetten sağladıkları memnuniyet üniversiteler için çok önemli. Üniversiteler verdikleri bu eğitim hizmetiyle öğrencileri memnun etmeli ve bu memnuniyeti sürekli hale getirebilmeliler. Aldığı eğitimden memnun olan öğrenci üniversitesine sadık olacak ve üniversitesini başkalarına tavsiye edecek. Bu da ilgili üniversitenin uzun dönemde ayakta kalmasını sağlayacak. Bunun farkında olan Üsküdar Üniversitesi, her yarıyıl sonunda ölçme yapıyor. Anket dışında saha çalışmaları ve testler ile test dışı teknikleri de kullanıyorlar. Acıbadem Üniversitesi de gerek öğrencilere gerek akademik ve idari çalışanlara belli aralıklarla online anket yaparak, çıkan sonuçları değerlendiriyor.

İki boyutlu ölçümleme
Üsküdar Üniversitesi kurulduğu günden bu yana ölçme ve iyileştirme felsefesi ile hareket ediyor. İdari yapılanma, eğitim- öğretim süreçleri ve çıktıları konusunda sürekli veri topluyor ve verileri analiz ediyor. Tüm bu verileri bilgiye dönüştürüp gelecek projeksiyonlarını ve iyileştirme faaliyetlerini planlıyorlar. Temel olarak ölçümlemeyi iki boyutta değerlendiriyorlar. Öncelikle öğrencilerin ve çalışanların memnuniyet algısı onlar için çok önemli… Öte yandan doğrudan memnuniyet algısına kısa vadede dönüşmeyen ve fakat uzun dönemli katma değer sağlamak amacıyla verdikleri hizmetin nitelikleri konusunda yerine koyma metodu ile tüm ulusal ve uluslararası eğitim, öğretim, yönetişim ve çalışan tatmini standartlarını aktif olarak kullanıyorlar. Bu yöntemleri sürdürülebilir kılıyorlar.

Her yarıyıl sonunda ölçme yapılıyor
Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Furkan Tarhan, üniversitenin yaptığı ölçme uygulamalarını şu şekilde anlatıyor: “Anket çalışmaları dışında kayıtlı öğrencilerin memnuniyetlerini ölçmek adına saha çalışmaları ve testler ile test dışı teknikleri de kullanıyoruz. Her yarıyıl sonunda öğrencilerimizin tüm işlemlerini yaptıkları otomasyon sistemleri üzerinden genel memnuniyet ve ders değerlendirme anketleri uyguluyoruz. Genel memnuniyet anketinde, üniversitenin genel işleyişi ile ilgili sorular sorup, ders değerlendirme anketlerinde öğrencilerin, ilgili yarıyılda almış oldukları derslere ilişkin geri bildirimlerini alıyoruz. Alınan geri bildirim raporları üniversitenin yönetimi ve ilgili akademik birimler tarafından analiz ediliyor. Sonraki yıllara ilişkin akademik planlamalar bu raporlar ışığında geliştiriliyor. Bu raporlar ışığında üniversitenin idari birimlerini ilgilendiren geliştirme ihtiyaçları olması durumunda bunları da değerlendiriyoruz. Bu raporlamalar sonucunda ilgili birimler üzerinden gelişim stratejilerini oluşturuyoruz.”

Öğrenci memnuniyeti yüzde 85
Acıbadem Üniversitesi de düzenli anket çalışmaları yaparak, öğrencilerin memnuniyetini ölçüyor. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Acıbadem Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Güney şunları söylüyor: “Üniversitemiz gerek öğrencilere gerek akademik ve idari çalışanlara belli aralıklarda online anket yaparak, çıkan sonuçları değerlendiriyor. Arıca YÖK’ün almış olduğu karar gereğince üniversitemiz Kalite Birimi tarafından ankete dayalı ölçümlerle de değerlendiriliyor. Öğrenci memnuniyet anketi her yıl yapılan bir anket çalışması olup, üç yılın trendine göre öğrenci memnuniyeti yüzde 85 düzeyinde çıkıyor. Bu ölçümlemeler sayesinde iç ve dış paydaşlardan alınacak geri bildirimler akademik ve yönetsel bazda eksikliklerimizi görmemizi ve kendimizi yenilememizi sağlıyor. Dolayısıyla bize çok olumlu yansıyor. Üniversite olarak diğer üniversiteleri de ölçümleme yapma konusunda teşvik ediyoruz. Talep edilmesi halinde mevcut anket çalışma örneklerini verebiliyoruz.”

İdari personel de anket uygulamalarına dahil
Yaşar Üniversitesi en önemli paydaşı olarak öğrencileri görüyor. Bu nedenle öğrencilerin eğitim gördükleri dönemde ve mezuniyetleri sonrasında mesleki ve kişisel becerilerini en üst seviyeye çıkarmak için çeşitli anket ve geribildirim çalışmaları yapıyor. Bu çalışmaları Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer anlatıyor: “Aday öğrencilerin gözündeki Yaşar Üniversitesi algısını sosyal medya üzerinden ve kampüs ziyaretlerinde yapılan anket çalışmaları ile takip ediyoruz. Üniversitemize yeni başlayan ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerimize yönelik gerçekleştirilen Giriş Anketi vasıtası ile üniversiteli olma bilinci ve kampüs olanaklarından yararlanma gibi konularında bilgi aktarımı gerçekleştiriliyor ve öğrenci memnuniyetini yüksek tutma çalışmaları yapılıyor. Öğrencilerimizin akademik memnuniyetleri her dönem sonunda Akademik Değerlendirme Anketi ile ölçülüyor. Bunun yanı sıra öğrenci memnuniyeti ve aidiyet duygusunun artırılması için Öğrenci Memnuniyeti Anketi çalışmalarına başladık. İlgili birimler tarafından öğrencilerin sorunları dinleniyor ve buna ilişkin çözümler üretiliyor. Diğer taraftan mezunlarımızın mesleki gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Kariyer ve Mezunlar Merkezi ve Yaşar Üniversitesi Mezunlar Derneği ortak çalışmaları ile Yaşar Üniversitesi mezunlarının çalışma istatistikleri yıl ve sektör bazında tutularak mezunların kariyer başarı oranları ölçülüyor. Üniversitemiz öğrenci ve mezunların yanı sıra idari personelin niteliklerini ve potansiyelini geliştirmek amacı ile 2014-2015 Eğitim İhtiyaç Analizi Yolu İle Hizmet İçi Eğitim Algısının Belirlenmesi Anketi uygulandı. Anket uygulaması sonucunda bir eğitim planı modeli oluşturularak çalışanlarımıza ihtiyaç duyulan eğitimler veriliyor.”

Bilgilendirme Toplantıları düzenleniyor
Sakarya Üniversitesi’nde, öğrenci görüşmelerinde görev alan öğretim üyeleri ile düzenli olarak “Bilgilendirme Toplantısı” yapılıyor. Bu toplantılarda eğitim- öğretim faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili öğrenci görüşleri değerlendiriliyor ve bazı anketler yapılıyor. Amaç, eğitim- öğretim faaliyetlerinin ve öğrencilerin isteklerinin belirli aralıklarla değerlendirilmesi. Görüşmeler için Eğitim Fakültesinden bir öğretim üyesi, değerlendirilecek olan fakülte veya yüksekokuldan dekan yardımcısı veya müdür yardımcısı, başka bir birimden bir öğretim üyesi olmak üzere üçer kişilik takımlar oluşturuluyor. Buna göre, öğrenciler ile yapılan görüşmelerden elde edilen geri dönüşler doğrultusunda Sakarya Üniversitesi’nde şu alanlarda iyileştirmeler yapıldı: Sakarya Üniversitesi’ne yeni başlayan öğrencilere yönelik bilgilendirme ve tanıtım toplantıları yapılmaya başlandı. Tüm birinci sınıf öğrencilerine oryantasyon yapılmaya başlandı. Her fakültede/yüksekokulda okuma ve çalışma salonları açıldı. Öğrencilere kütüphane aracılığı ile dönemlik dizüstü bilgisayar dağıtımına başlandı. Grup çalışmalarını destekleyecek yapıda yeni kütüphane binası yapıldı, kütüphane 7/24 hizmete sunuldu. Projeksiyon ile bilgi aktarmaya dayalı öğrenme sisteminden aktif öğrenme sürecine geçildi. Yaz Öğretiminin 2016 yılından itibaren yeniden başlaması sağlandı. Tüm binalar engelli erişimine uygun hale getirildi. 2016-2017 Eğitim yılından itibaren Yandal Programları açılacak. Bölümlerin dış akreditasyon kuruluşlarına başvuruları desteklendi, akredite olan bölüm sayıları arttı. Öğrenci Dekanlığı ve Öğrenci Senatosu kuruldu.”

Üniversitelerin yüzde 60-70′ini öğrenciler değerlendiriyor
Bilkent Üniversitesi Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Baş Collins, “Üniversite öğrencileri öğretim elemanlarının başarısını değerlendirebilir mi? İkilemler ve problemler nelerdir?” başlıklı makalesinde öğrenci- üniversite memnuniyet ilişkisinin dinamiklerini şu şekilde anlatıyor: “Gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmalar üniversitelerin yüzde 60-70’inin öğrencilerin öğretim elemanlarını değerlendirdiğini (ÖÖED) gösteriyor. Neden ÖÖED tercih edilen bir yöntemdir? Bu geçerli ve güvenilir bir yöntem midir? Öğrenciler gerçekten, notlarını bir kenara bırakarak, öğretim elemanlarını tarafsız kalarak değerlendirebilirler mi? Acaba öğretim elemanları kendi kendilerini değerlendiremezler mi? Sonuçlar öğrencilerle paylaşılmalı mı? Verilerin asıl sahibi kimdir? Bunlar cevaplanması gereken son derece önemli sorulardır. Elbette öğrenciler hem öğretim üyelerini hem de üniversitenin eğitim politikasını değerlendirmelidir. Öğrencilerimizin bize güvenmelerini istiyorsak, biz de onlara güvenmeliyiz. Burada önemli olan, doğru cevapları almak için doğru soruları sormak. İşte bu aşamada, üniversitenin elde edilen veriyi nasıl kullanacağına karar vermesi ve ÖÖED formunu bu amaca uygun hazırlaması gerekiyor. Formun soruları ve cevaplarının “iyi bir öğretim elemanı ne yapmalı ya da yapmamalı?” sorusundaki kriterlere ışık tutmalıdır. Bu kriterlerin her birisi hakkında elde edilen bilgiler, eğer doğru elde edilmişse, bir araya geldiğinde üniversiteye her bir öğretim elemanı için birer portre sunar. Zaman içinde tekrarlanan bu portreler öğretim elemanının performansının ana hatlarını belirler. Bu ana hatlar daha sonra üniversite tarafından biçimlendirici veya düzey belirleyici olarak kullanılabilir. Aslında her öğretim elemanı istese de istemese de kendi kendini değerlendirmelidir. Hatta değerlendirmeyi ÖÖED ile karşılaştırmalı. Karşılaştırmanın sonucu doğrultusunda öğretim elemanları performanslarını geliştirmeyi, tarz değiştirmeyi ya da meslek değiştirmeyi bile düşünebilmelidir.”

“Veriler öğrencilerle paylaşılmamalı”
“Peki ÖÖED bilgileri öğrencilerle paylaşılmalı mı?” Bu soruya da Ayşe Baş Collins makalesinde yanıt veriyor: “Bu alandaki çalışmalar, bir dönem, hatta bir öğretim yılında toplanan bilgilerin öğretim elemanın performansı hakkında güvenilir ve geçerli bilgi kaynağı oluşturmadığını, sadece önbilgi niteliği taşıdığını gösteriyor. Bu bağlamda, olumlu ya da olumsuz sonuçların sorgulanmadan kabul edilerek öğretim elemanları ile ilgili kararlar verilmesi yapılan değerlendirmenin amacına uygun olmaz. Bilginin öğrenci ile paylaşılması, ne öğrenciye ne de öğretim elemanına fayda sağlar. Öğrenci için bu olay sadece “evet, herkes benimle aynı fikirdeymiş, bu öğretim elemanı iyi ya da kötü” deme fırsatı yaratır. Buna karşılık, öğretim elemanı açısından bazen geçersiz dedikoduların ve bunlara bağlı stresin kaynağını oluşturabilir. Eğer ÖÖED bilgileri üniversiteye ait ise ve de öğrencilerle paylaşılmayacaksa bu bilgi nasıl kullanılacak? Konunun hassasiyeti açısından bu bilgi sadece öğretim elemanı ve üniversite arasında kalmalıdır. Öğretim elemanı bilgiye iki açıdan yaklaşmalı: İlki, gelecekteki mesleki beklentileri ile ilgili kararları vermede; ikinci olarak da mesleki gelişimini sağlama konusunda. Mesleki gelişimdeki olumlu yansıma sınıf-içi ders anlatımında kendini gösterir. ÖÖED formunun bu gelişmeye yardımcı olacak soruları içermesi bu açıdan önemlidir. Öğretim elemanının ders verme performansındaki gelişme hem kendi kişisel gelişimine katkıda bulunacak şekilde, hem de farklı öğrenci ihtiyaçlarına cevap verebilecek esneklikte ve etkinlikte olmalıdır.”

ÖLÇÜMLEMENİN FAYDALARI

• Üsküdar Üniversitesi, yükseköğretimde kalite standartlarına ilişkin olarak üniversitenin Kalite Konseyi’nin koordinasyonunda 2016 yılında 50’yi aşkın performans kriteri belirledi. Bu kriterlerin sürekli izlenmesi ile iyileştirmeye açık alanların tespiti yönünde önemli adımlar atıyorlar. Minimum hata ile hizmet vermek adına tüm eğitim-öğretim ve idari işleyişi, bir el kitapçığı haline getirdiler.

• Sakarya Üniversitesi’ne yeni başlayan öğrencilere yönelik bilgilendirme ve tanıtım toplantıları yapılmaya başlandı. Tüm birinci sınıf öğrencilerine oryantasyon yapılmaya başlandı. Her fakültede/yüksekokulda okuma ve çalışma salonları açıldı. Öğrencilere kütüphane aracılığı ile dönemlik dizüstü bilgisayar dağıtımına başlandı. Grup çalışmalarını destekleyecek yapıda yeni kütüphane binası yapıldı, kütüphane 7/24 hizmete sunuldu. Projeksiyon ile bilgi aktarmaya dayalı öğrenme sisteminden aktif öğrenme sürecine geçildi. Öğrenci Dekanlığı ve Öğrenci Senatosu kuruldu.

• Bu ölçümlemeler sayesinde Acıbadem Üniversitesi, iç ve dış paydaşlardan alınan geri bildirimlerle akademik ve yönetsel bazda eksiklerini görüyor ve kendini yenileme imkanı buluyor.

• Yaşar Üniversitesi’nde yapılan ölçme uygulamaları, üniversitenin değerlerini koruyarak iyileştirmeye, iç ve dış memnuniyeti yüksek tutmaya fayda sağlıyor. Ayrıca çalışma yöntemlerini geliştirmeye ve kısa-orta-uzun vadeli planlamaya katkı sunuyor.

 

 

Yorum yap